1. #1
    mehtap-gez - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    14.Şubat.2008
    Yaş
    40
    Mesajlar
    345



    "Aga-i Bâbu's-Saâde" denilen kapi agasi hadim ak agalarindan olup yeni sarayin bas nâziri ve "Bâbu's-Saâde"nin âmiri idi. Baska bir ifade ile bunlar Osmanli sarayinin "Bâbu's-Saâde" denilen kapisini muhafaza ile vazifeliydiler. XVI. asrin sonlarina kadar sarayin en nüfuzlu agasi Bâbu's-Saâde veya Kapi agasi idi. Atâ tarihinde belirtildigine göre Kapi agaligi ile Hazinedar basilik Saray agaligi ve kilerci basilik Sultan Ikinci Murad zamaninda ihdas edilmislerdi. Kapi agasi Harem'in en büyük zâbiti durumunda idi. Kapi agasinin emrindeki Ak hadimlar sarayin kapisini muhafaza etmekte olup sayilari otuz civarinda idi.
    Kara hadim agalari ise kadinlarin bulundugu harem kisminda vazife görüyorlardi. kara hadimlarin en büyük âmirine "Dâru's-Saâde Agasi" veya "Kizlar Agasi" denirdi. Bunlar harem kisminda bulunduklari için kendilerine "Harem Agasi" da deniyordu



    iyi olmak kolaydır,zor olan ADİL olmaktır!

  2. #2
    Maktas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    19.Mart.2008
    Yaş
    42
    Mesajlar
    10

    Ek olarak;
    Babüssaade ağası ve Darüssaade ağası sarayın en yetkili iki ağası olup Babüssaade ağası (akağa) Babüssaade'nin, Darüssaade ağası (karaağa) ise haremin amiri idi. Bunlar arasında bir süre nüfuz ve üstünlük mücadelesi devam etmiştir. Başlangıçta Babüssaade ağaları daha üstün iken XVI. yüzyıl sonlarınada Habeşi Mehmed Ağa'nın mücadelesi ile Darüssaade ağaları ön plana çıkmıştır.
    Sarayın diğer görevlileri gibi bu ağalar da (karaağa) en aşağıdan başlayarak meziyet ve kabiliyetine göre yükselirdi. Nitekim, saraya gelen zenci köle ocak defterine kaydedilir, bir lalaya el öptürülerek hizmete başlardı. Harem'de aşağıdan yukarıya doğru sekiz on hizmet ve görevde bulunduktan sonra Harem'e ve Darüssaade ocağına ait usul ve adabı iyice öğrenerek Darüssaade ağalığına yükselirdi.
    - İPŞİRLİ,Mehmet, Osmanlı Devleti ve Medeniyeti Tarihi, Ircıca Yayınları, I, İstanbul 1994, s.152.

RSS RSS 2.0 XML MAP HTML SiteMap

Giriş