Nusret Karaca/Tarih Araştırmaları
.....

İstanbul efsaneleri çoktur. Bitmek bilmez. Okuduklarımız, duyduklarımız, bizlere anlatılanlar, gezilerimiz, yetiştiğimiz semtler...Belleğimizde yer etmiştir, bizler de hep heyecanla dinlemiş ve yine heyecanla notlar tutarak birilerine aktarmak istemişizdir. Ben de öyle yapıyorum.
.....

İstanbul'un Fethi yaklaşır. Şehir düştü düşecektir. O sıralar "Sular bitti,ordu susuz kalacak." gibilerden bir söylenti çıkmış. II.Mehmet(Fatih) sakabaşısını yanına çağırtmış. Sakabaşı Ali Efendi padişahın huzuruna tebessümle çıkınca büyük bir tepki almış ve azarlanmış. Padişahın "Olup bitenden haberin yokmuş gibi davranıyorsun Ali Efendi "diye çıkış yapmasına rağmen Sakabaşı yine tebessümle "Suyumuz çok padişahım."diye cevap vermiş. Fatih bu kez"Hani nerede?" diye sorunca Ali Efendi arkasındaki tulumu göstermiş. Fatih bu sefer"Öyleyse suyu askere dağıtsana"diye emretmiş. Ali Paşa "Sultanım suyumuz burada fakat askere fazla su vermekten çekiniyorum. Çünkü savaştıkça terliyorlar. O zaman hastalanırlar ve zafer tehlikeye girer diye korkuyorum."demiş. Fakat Fatih buna ikna olmamış. Ali Efendi de sırtındaki tulumu(kırbayı) alıp yere çarpınca oradan sular fışkırmış.Ondan sonra da Sakabaşı Ali Efendi'ye Derya ALİ EFENDİ "denmiş.(*)

....
(*)Tarihi Yarımada da ve Haliç'te gezilerim,dinlediklerim. Kitaplığımda sakladığım notlar,gazete yazıları,İ.B.B. Kültür Yayınlarından araştırdıklarım. Seyyar (Efsane İstanbul), Eğitim Enstitüsü ders notlarım.