İstanbul'un İşgalden Kurtuluşu

Nusret Karaca / Tarih Araştırmaları

29 Mayıs 1453 tarihinde II.Mehmed(Fatih Sultan) tarafından fethedilen ve
Osmanlı Devletine Başkent olan bu dünya güzeli,boğazın incisi,aşklar aşıklar şehri 1.Dünya savaşı sonrası en acı günlerini yaşadı.
...
4 yıl süren bu savaşı sonrasında 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması’nı öne sürerek İtilaf Devletleri’nin bazıları (Fransa, Britanya İmparatorluğu ve İtalya) 13 Kasım 1918 tarihinde donanmalarını Haydarpaşa civarlarında demirleyip İstanbul’a giriş yaptılar. İtilaf Devletleri arasında İstanbul’un işgaline en çok önem veren devlet Britanya İmparatorluğu’ydu. Bu giriş barışçıl olmamasına karşın ilk anda fiili işgal gerçekleştirmemişlerdi. Aynı zamanda işgalden çok boğazı da kendi kontrollerinde tutmak istiyorlardı.


İşgalin ilk tohumları atılırken padişah bu baskıya dayanamadı .21 Aralık 1918 günü meclisi dağıtma kararı aldı. Tevfik Paşa, Damat Ferit Paşa ve Ali Rıza Paşa art arda Osmanlı Hükümeti’ni kurdular. Ankara’da ise İtilaf Devletleri’ne karşı savaş zaten başlamıştı. Mustafa Kemal Paşa, Kurtuluş Savaşı’nı çoktan başlatmış ve sonrasında da Tevfik paşa, Damat Ferit Paşa ve Ali Rıza Paşa’nın kurmuş olduğu Osmanlı Hükümeti’ni de tanımadığını beyan etti. Bu durum İstanbul’un Kurtuluşu ile ilgili Ankara’nın tavrını net bir biçimde ortaya koymaktaydı.


Ali Rıza Paşa, Anadolu’daki çalkantıyı fark etti ve Mustafa Kemal Paşa’yı kızdırmamak için Ankara Temsil Heyeti fikrini açtı.Mustafa Kemal Paşa bu isteğini bir koşulla kabul edeceğini söyledi. O koşul da Meclis-i Mebusan’ın derhal toplanması ve Sivas Kongresi’nde alınan kararları hemen tanıyacak ve bunu duyuracaktı. Derhal seçimler yapıldı ve seçilen insanlar İstanbul’a gelerek yeniden Meclis-i Mebusan’ı oluşturarak Erzurum ve Sivas Kongreleri’nde alınan kararları ve Misak-ı Milli’yi tanıdılar ve akabinde bu kabul bütün dünyaya duyuruldu.


Bu sefer İtilaf Devletleri 16 Mart 1920’de İstanbul’a fiili işgali başlattı.Mebuslar Meclisi dağıtıldı.Mebusların bir kısmı Malta'ya sürgüne gönderildi.Bu arada Mustafa Kemal Paşa da Anadolu’da çalışmalarını sürdürüyordu. Daha sonra İstanbul’a gelen ve düşman gemilerini gören Gazi Mustafa Kemal Paşa “Geldikleri gibi giderler.”diyerek kararlılığını ortaya koyuyordu.


...


Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın zaferle sonuçlanmasının ardından Refet (Bele) Bey komutasında görevli bir Türk Askeri Birliği İstanbul’a girmiş olsa da işgali resmi olarak sona erdiremedi. Batı Anadolu ancak 18 Eylül 1923’te düşmanlardan temizlendi ve hemen ardından Mudanya Ateşkes Antlaşması ile İstanbul, Boğazlar Bölgesi ve Doğu Trakya güvence altına alındı. Ardından imzalanan Lozan Barış Antlaşması yüzünden düşman askerlerinin önlerinde ki bir buçuk aylık süreçte İstanbul’dan ayrılmaları gerekiyordu, ki Lozan Barış Antlaşması’ndan sonra 23 Ağustos 1923 itibariyle İstanbul’dan ayrılmaya başladılar. Bu durum İstanbul’un Kurtuluşu sürecini resmi olarak başlatmıştır.
İşgalci son düşman birlikleri de de Türk Alay Sancağı’nı selamlayarak Dolmabahçe Sarayı önünde yer alan bir törenle neredeyse 5 yıl kadar sürmüş olan işgalin ardından İstanbul’dan ayrıldılar.Türk Ordusu 6 Ekim 1923 tarihinde sevinç gözyaşları, çiçekler, övgülerle dolu sözlerle ve bir kutlama eşliğinde İstanbul’a girdi.İşgal sona ermişti.İşte o tarihten itibaren Ülkemizde her yıl 6 Ekim, İstanbul’un Kurtuluşu olarak çeşitli etkinliklerle kutlanıyor.(*)


...
(*)Eğitim Enstitüsü Ders Notlarım,Kitaplarım.E.Ziya Karal(T.C.Tarihi),Toktamış Ateş(Türk Devrim Tarihi),Tarih Araştırmalarımdaki notlarım,K.Z.Gençosman(Atatürk Ansiklopedisi)