1. #1
    *SüRgÜn* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12.Ekim.2007
    Yaş
    25
    Mesajlar
    424




    Tarabya adının tarihi kaynaklara göre ilk şekli “FARMAKIA” idi. Farmakia, Rumca ilaç demektir. Efsanelere göre Cholchis Kralının kızı ve Jason’un karısı “Medea” Tarabya köyünün yakınlarındaki küçük ve şirin körfezde toprağa ayak basmış sihirli ilaçlarının ve şerbetlerinin bulunduğu sandığını burada açmıştır.

    Başka bir efsaneye göre de “Medea” kıskanç,kötü ve büyücü bir kadındır. Kocası Jason’u zehirlemek için denize zehir atmış olduğundan dolayı bu koy zehir anlamına da gelen “Pharmakeus” olarak anılmaya başlamış. Ancak daha sonraları Bizanslı ortodoks Patrik Attikus’un buradaki havanın temizliği ve mevcut olan şifalı suları dolayısıyla bu köye şifa manasına gelen “Therapia” adını vermiştir. O yüzyıllardan itibaren köy, yerleşik olan Rumlar tarafından”Therapia” olarak adlandırılmış, Türkçe’ye de Tarabya olarak girmiştir…

    Başka bir rivayet de bu köye balık yemek için gelen Sultan 2. Selim’in burada bir saray inşa ettirdiği ve adını eğlence manasına gelen “Tarabiye” olarak adlandırdığından söz edilir…

    Tarabya'nın Genel Tarihi


    İtalya’da Mihitar Manastırı’nda rahiplik rütbesine kadar çıkan gözlemci ve tarihçi yazar İncicyan’ın 1794’de kaleme aldığı Boğaziçi Sayfiyeleri adlı kitabında Bizanslı kaynaklara da dayanarak yazdığı manzum eserinde Tarabya şu şekilde anlatılır :

    Bir zamanlar Tarabya’nın

    Linos denilen ucuna geldim

    Bana derin bir acı vermekteydi

    İçimi Dolduran kederim



    Tepenin başı tam bir yumru

    Koydan uzanan Tarabya ucu

    Yeldeğirmeni, eski bir fener

    Yön verir gelen gemiye



    Bir mil uzanır bu koy kenarı

    İskelesi güzel balıkları bol

    Kuzey ucunda derindir deniz

    Güneyde sığ ve kayalık



    Şimdi burada yaşayanların

    Büyük küçük hepsi Rumlar

    Ve Metropolit’in oturma yeri

    Terkos’tan geldi buraya…….

    Manzumeden anlaşıldığına göre eski zamanlarda Tarabya körfezinin ucundaki tepede ,muhtemelen otelin bulunduğu kıyının tepesinde bir yel değirmeni ve eski bir fener mevcutmuş.

    Başka bir kaynağa göre bu yapılar Kanuni Sultan Süleyman döneminde terk edilip harap oldukları halde köy halkı hala onların bir zamalar var olduklarından bahsetmektedir.Yine manzumede adı geçen Terkos yöresinde Türkler çoğalınca Metropolitlik binası da Tarabya’ya taşınmıştır. (Ayrıca konu başlığı olacaktır)

    Evliya Çelebi Seyahatnamesi’ne göre 17.yüzyılda Kazak korsanlarının saldırısından sonra yakılıp yıkılan Tarabya Koyu’nun mevcudu 800 hane kadarmış. Ve bu köyün mahalle dağılımı bir Müslüman ve yedi Hristiyan mahallesi şeklindeymiş. Bağlık ve bahçelik olan bu köyün bir camisi mevcutmuş ve en büyük yalısı da Gümrük Emini Ali Ağa’nın yalısıymış..

    Tarabya'nın Genel Tarihi


    18.Yüzyıl boyunca Tarabya gözde bir yazlık mesire yeri olmuş, bir çok yabancı elçilikler burada yazlık saraylar ve köşkler edinmişlerdir. Bunlardan bir çoğu padişahların özel hediye ve tahsisleri ile olmuştur. III. Selim devrinde (1789-1807) Fransa, İsviçre,Napoli elçilikleri, II. Mahmut döneminde, (1808-1839) Danimarka ve Romanya elçilikleri, Sultan II. Abdülhamid döneminde ise(1876-1909) İngiltere ve Almanya elçilikleri Tarabya’da yazlıklar edinmişlerdir.

    19.Yüzyılda Sultan II.Mahmut Tarabya’da yazlık bir saray,Tarabya parkındaki dört yüzlü çeşme ve Bezm- i Alem Valide Sultan da Dereiçi Sokak’da bir çeşme yaptırmıştır.

    1821 Yılında Mora’da isyan eden Yunanlıların meydana getirdiği hadiselerin sonunda İstanbul’un her yanında olduğu gibi Tarabya’da da karşı tepki olarak yapılan misillemelerden biri de 4 Haziran 1821 günü Tarabya’da oturan Terkos Rum Metropoliti Grigorios ile dört Rum’un Osmanlı Devleti aleyhine faaliyette oldukları ve isyancılara destek verdikleri gerekçesiyle evlerinin önünde idam edilmeleri idi..


    Ŧคгยкรคl

  2. #2
    *SüRgÜn* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12.Ekim.2007
    Yaş
    25
    Mesajlar
    424





    Tarabya Merkez Camii kompleksi 1964’de yapılmıştır.

    Tarabya-Maslak asfaltı Hacıosman’dan dimdik iner.1955 yılına kadar Maslak asfaltı , iki tarafı ağaçlar arasından kıvrılarak inen hıyaban şeklinde bir yoldur.Yan tarafı ahududu bahçeleri idi ve yörenin bir özelliği olarak kabul edilirdi.Yakın zamanlara kadar küçük sepetler içinde satılırdı.

    1980 yılında Tarabya Vapur iskelesi ortadan kaldırılmıştır.İskele Boğaziçi’nin tek katlı zarif ahşap yapılarındandı.Bir süre kapatıldı,bir süre denize girme yeri, bir süre de kafe oldu.Şimdi ise tamamen yok edilmiştir.
    Ŧคгยкรคl

  3. #3
    *SüRgÜn* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12.Ekim.2007
    Yaş
    25
    Mesajlar
    424


    Tarabya'nın Uydu Fotoğrafları:







    Ŧคгยкรคl

  4. #4
    *SüRgÜn* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12.Ekim.2007
    Yaş
    25
    Mesajlar
    424






    Ŧคгยкรคl

  5. #5
    *SüRgÜn* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12.Ekim.2007
    Yaş
    25
    Mesajlar
    424






    Ŧคгยкรคl

  6. #6
    *SüRgÜn* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12.Ekim.2007
    Yaş
    25
    Mesajlar
    424



    Ŧคгยкรคl

  7. #7
    *SüRgÜn* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12.Ekim.2007
    Yaş
    25
    Mesajlar
    424


    ESKİ HARİTALAR:





    1926 TARİHLİ TARABYA HARİTASI..



    1926 TARİHLİ TARABYA HARİTASI-ÜSTTEKİ HARİTANIN ARKA DEVAMI...



    Ŧคгยкรคl

  8. #8
    *SüRgÜn* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12.Ekim.2007
    Yaş
    25
    Mesajlar
    424


    ARŞİV BELGELERİ:




    BİRİNCİ BELGE :

    ŞURA-YI DEVLET

    Dahiliye Dairesi

    Aded :471

    Evkaf-Hümayun Nezareti’nin Şura-yı Devlet’e havale buyrulan 7 Şevval 1309 (Miladi 05 mayıs 1892) tarihli takriri Dahiliye Dairesi’nde kıraat olundu.

    Mealinde, Tarabya’da müşerrif-i harab olub 47633 kuruş 14 para masarifle inşaası mukteza-yı irade-i seniyyeden olan Osman Reis Cami-i Şerifi’nin ol mikdar masrafla inşası mümkün olamayacağı anlaşılmasıyla yeniden keşfi bi’l icra inşaat-ı mezkuranın mecidi 19 kuruşdan yetmiş bin kuruşa hasıl olacağı anlaşıldığı ve inşaat-ı mezkuranın şimdiye kadar Evkaf-ı Hümayun tamirat memuru marifetiyle yapılan mahaller Şehremaneti Hendesehanesi marifetiyle keşf ve muayene olunarak masarif-i vakıa her neye baliğ olur ise müteahhidine verilecek mübaşeret suretinden tenzil edilmek üzere inşaat-ı mezkuranın müteahhidi marifetiyle maktu’an(götürü olarak ,toptan) icrası zımnında keşf-i evvel mikdarından fazla olarak sarfına lüzüm görülen 28.648 kuruş 20 paranın 1308 senesi (miladi 1890) bütçesi tertibinden sarfı beyan ve isti’zan olunmuş ve cami-i şerif-i mezkurun na-tamam bir halde bırakılması gayri caiz bulunmuş olduğundan istizan olunduğu vechle zikr olunan 28.648 kuruş ve 20 paranın dahi tertib-i mezkurdan sarfıyla cami-i şerif-i mezkurun ikmal-i inşaatı hususunun nezaret-i müşarünileyhe havalesi tezekkür ve melfuf bulunan keşif defteri ve münakasa pusulası ile leffen takdim kılındı.emr ü ferman hazret-i menlehül emrindir.

    Fi 4 zilkade 1309 ve Fi 18 mayıs 1307 (Miladi :31.05.1892)

    Dahiliye Dairesi Reisi

    Azadan : Ziya Bey,Faik Bey,Hüsnü Bey, Nureddin Bey,Şerif Abdullah Paşa,Said Paşa,Sıddık Bey

    BELGENİN ANLAMI : Tarabya ‘daki Osman Reis Camii tamiratı ile ilgili yetmeyen bütçe sebebiyle yarım kalan tamirat için gerekli 28 bin küsür kuruş tutan paranın hicri 1308 senesi (miladi 1890 senesi) bütçesinden ödenmesi ile ilgili Şura-yı Devlet Dahiliye Dairesi’nde alınan karara ait belgedir.

    (Sultan II.Abdülhamid devri.)

    ŞURA-YI DEVLET :Memurların muhakemesi,emeklilik işleri, devlete ait her çeşit inşaat ve tamirat, maden imtiyazı gibi bir çok işlere bakan bugünkü danıştay,yargıtay ve bazı idari mercilerin vazifelerini yapan bir devlet kurumudur.

    Ŧคгยкรคl

  9. #9
    *SüRgÜn* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12.Ekim.2007
    Yaş
    25
    Mesajlar
    424





    REFERANS :Başbakanlık Osmanlı Arşivi:Y.PRK-ZB- DOSYA :28-GÖMLEK :23

    İKİNCİ BELGE :

    Beyoğlu Mutasarrıflığı

    Aded : 851

    İtalyan Sefareti bugün Beyoğlu’ndan Tarabya’da vaki sefarethane-yi sayfiye nakl eylemiş olduğu alınan jurnal üzerine ma’ruzdur.Ol babda emr ü ferman hazret-i menlehül emrindir.

    Fi 6 Haziran 1317 -(Miladi :19 haziran 1901)

    İMZA :

    Beyoğlu Mutasarrıfı

    BELGENİN ANLAMI : İtalyan Sefareti’nin Tarabya’daki yazlık köşke nakledildiğine dair Beyoğlu Mutasarrıflığı’ndan ilgili makama yazılan yazı

    (19 haziran 1901 tarihli-Sultan II.Abdülhamid devri.)

    Mutasarrıflık :Tanzimat sonrası Osmanlı idari sisteminde sancakbeyliği kaldırılarak yerine mutasarrıf adında memurlar atanmıştı.Bir kaç kaza bir mutasarrıflığa ,birkaç mutasarrıflık da bir vilayete bağlanmıştır.
    Ŧคгยкรคl

  10. #10
    *SüRgÜn* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12.Ekim.2007
    Yaş
    25
    Mesajlar
    424




    REFERANS :Başbakanlık Osmanlı Arşivi-İ.HR-214-12429

    ÜÇÜNCÜ BELGE :

    Atufetlü Efendim Hazretleri

    Tarabya’da bir daire-i belediye teşkiliyle riyasetine tahrirat-ı hariciye müdiri saadetlü Abro Efendi’nin tayini bil istizan müteallik ve serefsüdur buyrulan irade-i seniyye-i hazret-i mülukane mukteza-yı alisinden olmasıyla mukaddemce icabı icra kılınmıştı.Bu kere mahal-i mezkur ahali-yi muteberesi taraflarından verilen arzuhalde meclis-i mezkura yine bu karyenin sükunesinden Yaver Paşa (Andon Tıngır Yaver Paşa) ve Mösyö Antin Pizani ve Mösyö Barid Lokas ile Mösyö Çira Andonaki ve Mösyö Zarifi ve Mösyö Ajerdiri’nin tayini istid’a olunmağın ol babda Meclis-i Vala’dan kaleme alınan mazbata leffen arz u takdim kılındı.Mealinden müsteban olduğu vechle daire-i mezkura meclisi bir reis ile altı nefer a’zadan mürekkep olmak ve aza-yı mumaileyhimden biri reis-i sani ve biri sanduk memuru olup bunların cümlesi Tarabya’nın ashab-ı emlak ve muteberan ahalisinden olarak taraf-ı saltanat-ı seniyyeden intihab ve ta’yin olunmak ve reis bulunacak zat müddet-i memuriyeti gayri mahdud olduğu halde meccanen ifa-yı hizmet edip her üç senede bir kere tebdil kılınmak hususları daire-i mezkura nizamnamesinin birinci ve ikinci ve üçüncü bentlerinde muharrer olarak ve mumaileyhim maruf ve muteber zevatdan olup Tarabya’da sakin olduklarına ve ber vech-i mezkur ahali tarafından azalığa intihab kılınmış bulunduklarına binaen içlerinden münasiplerini reis-i sani ve sandık memuru tayin etmek üzere ol vechle üç sene müddetle meclis-i mezkur azalığına icra-yı memuriyetleri tezekkür olunmuş ise de ol babda her ne vechle emr ü ferman cenab-ı mülükane şerefsünuh ve südur buyrulur ise ona göre hareket olunacağı beyanıyla tezkere-i senaveri terkim kılındı efendim.

    Fi 9 Rebi’ül-evvel 1282 ( Miladi :02 Ağustos 1865 )

    Maruz-ı çaker-i kemineleridir ki ;

    Reside-i dest-i tazim olan iş bu tezkere-i samiye –i asefaneleriyle mazbata-i maruza manzur-ı ali-yi hazret-i padişahi buyrulmuş ve tezekkür ve istizan olduğu vechle mumaileyhimin meclis-i mezkur azalığına icra-yı memuriyetleri müteallik ve şerefsünuh buyrulan emr ü irade –i seniyye –i cenab-ı mülukane mukteza-yı münifinden olarak zikr olunan mazbata yine savb-ı sami-yi asefanelerine iade kılınmış olmağla ol babda emr ü ferman hazret-i veliyyül emrindir. Fi 10 Rebi’ül-evvel 1282 (3 Ağustos 1865)

    BELGENİN ANLAMI : Tarabya’da teşkil edilmiş olan belediye dairesi azalığına Tarabya’nın ileri gelenlerinden Mösyü Antin Pizani, Mösyö Çira Andonaki,Mösyö Barid Lansi ,Mösyö Zarifi,Mösyö Ajerdiri ve Tarabya’da oturan Yaver Paşa’nın (Andon Tıngır Yaver Paşa) seçilmesiyle ilgili sadrazamın padişaha yazdığı ve bilgi verdiği irade-i seniyye belgesi.. (Miladi : 02 Ağustos 1865- Sultan Abdülaziz devri..)
    Ŧคгยкรคl

Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 12 Sonuncu

Bu Konu için Etiketler

RSS RSS 2.0 XML MAP HTML SiteMap

Giriş

Giriş