Sayfa 3 Toplam 7 Sayfadan Birinci 12345 ... Sonuncu
  1. #21
    Vanlı65 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    17.Nisan.2007
    Mesajlar
    169




    Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...

  2. #22
    raltar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Ağustos.2007
    Yaş
    48
    Mesajlar
    734

    Kül Tigin’nin ölümü, Orhun Abideleri’nin anlaşılmayan yerlerinden biri olması bakımından çeşitli görüşlerin ortaya çıkmasına sebep olmuştur.

    L.Ligeti, bu konuda şöyle demektedir; “ Kök Türk yazıtının bu noktası aydınlık değildir.Bazılarına göre Kül Tigin tabii ölümle ölmüştür. Başkaları ise onun “Ordu”yu müdafaa ederken,silahı elinde olarak öldüğü fikrindedirler.Yerinde sebeplere dayanarak biz de ikinci görüşe katılırız.” ( Bilinmeyen İç Asya – sf. 204)

    Ligeti’nin bahsettiği ordu müdafaası,kitabedeki Oğuz baskınıdır ve Kül Tigin’in ölümü ile ilgili anlatım hemen bu hadiseden sonra başlaması bu görüşü doğrular niteliktedir. Kitabenin bu bölümünü gözden geçirerek Göktürk-Oğuz mücadelesinin sebebini ve baskını inceliyelim.

    Tokuz Oguz budun kentü budunum erti. Tengri yir bulgakın üçün yagı boldu” ( Kül Tigin Abidesi – kuzey cephesi)

    Aynı ifadeler,Bilge Kağan Abidesinin doğu cephesinde de geçmekte fakat cümle daha ayrıntılı “ Tokuz Oğuz mening budunum erti.Tengri yir bulgakın üçün ödinge küni tegdük üçün yagı boldı.

    Anlam olarak Bilge kağan abidesini alacak olursak:

    “ Dokuz Oğuz benim milletim idi. Gök yer bulandığı için,ödüne kıskançlık değdiği için düşman oldu”
    Birinci cümle yani, Dokuz Oğuz benim milletim idi ifadesinden,Göktürkler’deki yüksek milliyet şuurunun bir tezahürü olarak görüyorum.Yani boy anlayışını aşarak millet şuuruna eriştiklerini gösteriyor.

    İkinci cümle, gök ve yerin bulanması apaçık bir deyim.Bu gün dahi yağmurlu havalar için “hava bulanık” sözü kullanılmaktadır. Bu deyimden Orta Asya’nın siyasi durumunun,boylar arasındaki çekişmenin kastedildiğini anlıyorum. Diğer taraftan,cümlenin devamında ödüne kıskançlık değdiğini söylüyor. Bu cümleden Oğuz’ların kendileri ile yaptıkları mücadelenin yersizliğini,anlamsızlığını ifade etmeye çalışıyor diye düşünüyorum.Ayrıca dikkatimi çeken husus,kıskançlığın “Öd”e düşmesi. Öd,her insanda olan safra kesesinin diğer adı. İçi asitli.Yani teşbihteki inceliğin bu yazıların edebi yönünü göstermesi açısından ve insan anatomisinin biliniyor olması bakımından dikkat çekici.


    Başlıgıg yükündürtümüz,tizligig sökürtümüz / Başlıya başeğdirdik,dizliye diz çöktürdük.

  3. #23
    raltar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Ağustos.2007
    Yaş
    48
    Mesajlar
    734

    Göktürkler’in Oğuzlar’la savaşları, II.Göktürk Devleti’nin kuruluşunda da görülür.Devletin kuruluşunun anlatıldığı bölümde;
    “ Yırıya Baz Kagan Tokuz Oguz budun yagı ermiş… yigirmi süngüş süngüşmüş…tizligig sökürmiş başlıgıg yükündürmiş…Kangım Kagan ança ilig törüg kazganıp uça barmış./Kuzeyde Baz Kağan,Dokuz Oğuz kavmi düşman imiş…yirmi savaş şavaşmış…dizliye diz çötürmüş,başlıya baş eğdirmiş…babam kağan öylece ili, töreyi kazanıp uçup gitmiş.” (Kül Tigin,Doğu cephesi,14.satır)
    Baz Kağan ile ilgili makale için buyrun :Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...

    Daha da öncesinde,yani I. Göktürk Devleti döneminde Oğuz-Göktürk mücadelesini aramak boşunadır.Çünkü; Oğuzların oluşumu,I.Göktürk Devleti’nin yıkılışı ile başlar.Göktürk Devletini kuran bazı boyların kuzeye çekilerek “Oğuzları” oluşturdukları tahmin edilmektedir. “Oğuz Budunu kendi budunum idi” ifadesi bu görüşü teyit eder.

    II.Göktürk hakimiyetini kabul etmiş gözüken Oğuzlar’ın, 715 yılında güçlenerek Göktürkler’e karşı ayaklanmaları,Göktürklerin yıpranmalarında ve yıkılmalarında etkili olmuştur.Kül Tigin Abidesinden, önceki kaldığımız yerden devam edecek olursak;

    “Bir yılka biş yolı süngüştümüz./ Bir yılda beş defa savaştık.

    “ Ang ilk Togu Balıkda süngüştümüz./ En önce Togu Balık’ta savaştık.(cümle Kül Tigin’nin savaştaki kahramanlığı ile devam ediyor.)
    “İkinti Kuşalgukda Ediz birle süngüşdümüz./İkinci olarak Kuşalguk’ta Ediz ile savaştık.(Edizler ;o dönemde Oğuzlar’dan ayrı olarak var olmalarına rağmen birliktelik içerisinde idiler.Çin kaynaklarında,Dokuz Oğuz,Ediz,Bayırku,Bugu,Telengit,Çibi,Sekel,Hun vs.boylarına Töliş-bu yani Töliş bölümü demekteydiler.Sonradan bunların hepsine birden Uygurlar denilmiştir.Oğuzlarla yapılan savaşlardan bu savaşa Bilge kağan katılmamış,o sebeple Kül Tigin abidesinde sayı beş,Bilge Kağan abidesinde sayı dört olarak geçmiştir.Edizler,Oğuzlar’a göre daha küçük bir topluluktur.Bayırku ,Bugu,Tongra,Telengit gibi boylar büyük boylardır.Sekel ve Hun boyları,Edizler gibi daha küçük boylardır.

    “Üçünç Bolçuda Oguz birle süngüştümüz…Törtünç Çuş başında süngüştümüz..Bişinç Ezginti Kadızda Oguz birle süngüştümüz.” Bolçu'nun yeri ile ilgili makale için ( Sadece Üyeler Linkleri Görebilir... )

    Bu savaşların hepsinde Kül Tigin’nin kahramanlıkları ayrıntılı olarak anlatılır.Fakat bunca savaşa rağmen Oğuzlar’a karşı kesin bir sonuç alınamadığı için,bir baskınla sonuç alınmak istenmiştir.Tabi aynı taktiği Oğuzlar’da düşünmüş,karşılıklı bir baskın harekatı düzenlemişlerdir.Kül Tigin Abidesinden olayların seyrini takip edelim.

    “Amga korgan kışlap yazınga Oguzgaru sü taşıkdımız/Amga kalesinde kışlayıp ilk baharında Oğuza doğru ordu çıkardık.”(Amga kalesi Oğuzlar’a en yakın Göktürk kalesi.Buradaki kaleyi bir çeşit tabya gibi düşünmek gerekir.)

    “Kül Tigin ebig başlayu kıttımız./Kül Tigin’i evin başında bırakarak,müdafaa tedbiri aldık”( Savaş taktikleri içerisinde en yaygın olanı baskın olduğu için,Oğuzlar’ın harekatı tahmin edilmiştir denilebilir ama casusluk faaliyeti de çok iyi işleyen bir mekanizma olduğu unutulmamalıdır.Abidelerin bir çok yerinde bu faaliyetlerden bahsedilir.)

    “Oguz yagı orduk basdı.Kül Tigin ögsüz akın binip tokuz eren sançtı,ordug birmedi/Oğuz düşman merkezi bastı.Kül Tigin öksüz akına binip dokuz eri mızrakladı.Merkezi vermedi.”(Buradaki ordu kelimesi kağan çadırı olarak ifade edilmektedir.Merkez anlamına da gelir.Orta kelimesinin kaynağı da buradan gelir.Teşkilat yapılanmasında merkezde kağan bulunur sağ ve sol teşkilatlar da böylece yerini alırlar.Or kökünden türetilen kelimeler içerisinde aklıma Orhan kelimesi geldi.O dönemde ordu için sü kelimesi kullanılmaktaydı.Hala kullanılmakta olan subay kelimesi buradan türetilen bir kelimedir.Süngü kelimesi de buradan kaynaklanmıştır.

    Bilge Kağan Abidesinde olaylar biraz daha ayrıntılı olarak anlatılır.
    Konu raltar tarafından (31.Temmuz.2013 Saat 16:52 ) değiştirilmiştir.
    Başlıgıg yükündürtümüz,tizligig sökürtümüz / Başlıya başeğdirdik,dizliye diz çöktürdük.

  4. #24
    raltar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Ağustos.2007
    Yaş
    48
    Mesajlar
    734

    Bilge Kağan Abidesinden Oğuz baskınına devamla..

    “ …Amgı korgan kışladıkda yut boldı.( Amgı kalesinde kışladıkda kıtlık oldu.)”

    “Yazınga Oguz tapa süledim.İlki sü taşıkmış erti,ikin sü ebde erti”(İlk baharında Oğuza doğru ordu sevkettim.İlk ordu dışarı çıkmıştı,ikinci ordu merkezde idi.)

    “ Üç Oguz süsi basa kelti” ( Üç Oğuz ordusu basıp geldi.)

    “Yadag yabız boldı tip algalı kelti” ( Yaya gelen Oğuz ordusu,Göktürkler kötü oldu diyip yenmek için geldi.)

    “Sıngar süsi ebig barkıg yulıgalı bardı” (Bir kısım ordusu evi barkı yağma etmek için vardı.)

    “ Sıngar süsi süngüşgeli kelti.” ( Bir kısım ordusu savaşmak için geldi)

    “Biz az ertimiz,yabız ertimiz” ( Biz az idik,kötü durumda idik.)

    “ Oguz….yagı….tenğri küç birtük üçün anda sançtım,yanydım.”
    ( Oğuz …düşman…Tanrı kuvvet verdiği için orda mızrakladım,dağıttım.) Oğuz baskını ile yapılan savaşın önemi, şu sözlerle anlatılmaktadır.

    Önce Bilge Kağan Abidesi ile devam edelim:

    “Tenğri yarlukaduk üçün, men kazganduk üçün Türk budun kazganmış erinç”(Tanrı bahşettiği için,ben kazandığım için,Türk milleti kazanmıştır.)

    “Men iniligü bunça başlayu kazganmasar Türk budun ölteçi erti.Yok boldaçı erti.”(Ben küçük kardeşimle beraber böyle başa geçip kazanmasam,Türk milleti ölecekti,yok olacaktı.)

    Kül Tigin Abidesin’de savaşın önemi şöyle anlatılmakta:

    “ Ögüm katun ulayu öglerim ekelerim kelingünüm kunçuylarım bunça yime tirigi küng boldaçı erti,ölügi yurtda yolta yatu kaldaçı ertigiz.Kül Tigin yok erser,kop ölteçi ertigiz.”(Annem hatun ve analarım,ablalarım,gelinlerim,prenseslerim,bunca yaşayanlar cariye olacaktı,ölenler yurtta yolda yatıp kalacaktınız.Kül Tigin olmasa hep ölecektiniz.)
    Not : " Kunçuy" (Prenses)kelimesinin kökeni Çincedir.Yazıtlardaki yabancı öğeler ile ilgili makale için: Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...
    Konu raltar tarafından (30.Nisan.2012 Saat 20:31 ) değiştirilmiştir.
    Başlıgıg yükündürtümüz,tizligig sökürtümüz / Başlıya başeğdirdik,dizliye diz çöktürdük.

  5. #25
    raltar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Ağustos.2007
    Yaş
    48
    Mesajlar
    734

    Oğuzlar ile ilgili anlatımlar,Kül Tigin abidesin'de bitmesine rağmen,Bilge Kağan Abidesinde devam etmektedir.

    " Oguz budun...d ıdmayın tiyin süledim" ( Oğuz kavmi...göndermeden diye ordu sevk ettim" Cümlenin boşluğunu şu veya bu şekilde tahmin edilebilir.Asıl önemli olan bu mücadelenin hala sürüyor olması)

    " Ebin barkın bozdum" ( Evini barkını bozdum)

    " Oguz budun Tokuz Tatar birle tirilip kelti." (Oğuz kavmi,Dokuz Tatar ile toplanıp geldi"

    " Aguda iki ulug süngüş süngüştüm." ( Agu'da iki büyük savaş yaptım.)
    " Süsin bozdum ilin anda aldım" ( Ordusunu bozdum,ilini orda aldım)
    Bu mücadeleden Oğuzların da büyük sıkıntıya düştükleri görülmektedir.Çünkü Oğuzların yerlerini terkederk Çin sınırına göç ettikleri anlatılmakta.

    " Dokuz Oguz budun yirin subun ıdıp Tabgaçgaru bardı..." ( Oğuz kavmi yerini suyunu terk edip Çin'e doğru gitti...) Oğuzların Çin'e gidişinin çok kötü bir hareket olduğunu,hatta bu kötülüğün,siyasi yanından çok itikadi boyutu vurgulanarak,ağır bir eleştiri yapılmakta.Çünkü yer sular tamamen eski Türk inancını ifade eder.

    "...Tabgaçda atı süsi yok boldı.Bu yirde manga kul boldı" (Çin'de adı sanı yok oldu.Bu yerde bana kul oldu.) Bu anlatımda Oğuzlar'ın Çin'in kültür tesiri altına girdiği ifade ediliyor.Bunun milli şuura sahip Göktürkler için kabul edilebilir bir tarafı olmadığı malumdur. Çünkü Oğuzlar'la ilgili son cümlede bu duruma öfkelendildiği açıkca ifade ediliyor ve ordu sevkediliyor.

    " Otuz artukı tört yaşıma Oguz tezip Tabgaçka kirti. Ökünüp süledim." ( Otuz dört yaşımda Oğuz kaçıp Çin'e girdi.Eseflenip ordu sevk ettim)
    Oğuzlar'la ilgili anlatımlar burada son bulmaktadır.

    Saygılarımla
    Başlıgıg yükündürtümüz,tizligig sökürtümüz / Başlıya başeğdirdik,dizliye diz çöktürdük.

  6. #26
    raltar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Ağustos.2007
    Yaş
    48
    Mesajlar
    734

    Göktürkler’in başkenti Ötüken, Orhun Abidelerinde en çok zikredilen ve önemi vurgulanan yer adıdır.

    “ Türk Kagan Ötüken yış olursar ilte bung yok”
    ( Türk Kağanı Ötüken ormanında oturursa ilde-devlette- sıkıntı yoktur) (Kül Tigin A.-G.cephesi)


    “ İl tutsık yir Ötüken yış ermiş” ( İl tutacak –devlet kuracak- yer Ötüken ormanı imiş)(Kül Tigin A.- G. cephesi)


    “ Ötüken yış olursar benggü il tuta olurtaçı sen” ( Ötüken ormanında oturursan ebediyen il tutarak oturacaksın) ( Kül Tigin Abidesi – G. cephesi)


    Bilge Tonyukuk’da kitabesinde devletin kuruluşu bahsinde Ötüken’nin elde edilmesi için yapılan mücadeleleri anlattıktan sonra buranın önemini şu sözlerle ifade etmektedir:

    “ Türk budung ötüken yirke ben Bilge Tonyukuk Ötüken yirke konmış tiyin eşidip biriyeki budun kurıyakı yırıyakı öngreki budun kelti”

    ( Türk milleti Ötüken yerine,ben kendim Bilge Tonyukuk’u Ötüken yerine konmuş diye işitip güneydeki millet,batıdaki,kuzeydeki,doğudaki millet geldi) ( B.Tonyukuk Abidesi-G.cephesi)


    Buradaki anlatımlardan Ötüken bölgesinin önemi kendiliğinden çıkıyor.İlk başta bu bölgeye sahip olunmadan kurulacak devletin,Orta Asya halkları tarafından üstünlüğü tanınmayacağı açıktır.Ötüken’e sahip olmak Orta Asya Türk ve Moğol boyları için adeta rüştünün(kudretinin) ispat edildiği bir yer. İyi ama buranın bu kadar önemli olmasının sebebi veya sebepleri ne olabilir? Ötüken’i bu kadar önemli yapan etkenleri bir sonraki yazıya bırakalım.

    Saygılarımla

    Başlıgıg yükündürtümüz,tizligig sökürtümüz / Başlıya başeğdirdik,dizliye diz çöktürdük.

  7. #27
    raltar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Ağustos.2007
    Yaş
    48
    Mesajlar
    734

    Bütün Türk ve Moğol boylarının Ötüken'i merkez yapmalarının ve buraya bu kadar önem vermelerinin birçok sebebi olabilir.Biz bu sebeplerden ikisi üzerinde duracağız.

    Sebeplerden birincisi ve en önemlisi buranın kutsal olması.Ötüken bir nokta şehir değildir.Burası bir ovadır.Orhun(Orkun)nehri,kaynaklarını güney batıdaki dağlardan alır ve nehir bir süre doğuya aktıktan sonra büyük bir ovanın etrafını çevirirerek,kuzeye yönelir ve Baykal gölüne dökülür.Türkler ve Moğollar,Orhun nehrinin kaynaklarını aldığı dağ ve ormanlara "Kutsal Ötügen Ormanı" ,nehrin çevirdiği ovaya da "Ötügen yeri" demişlerdir.Hunların "Ejder şehri",Göktürklerin "Ötügen'i",Uygurların " Ordu-Balıg'ı,Avar başkenti ve Cengiz imparatorluğunun " Kara korum" adlı başkentleri hep bu havza içinde idiler.

    Ötügen bölgesinin kutsal sayılmasının,elbetteki Orta Asya inanaç ve mitolojisine dayanan birçok nedenleri vardır.Biz bu kutsallığı "yer-su" kavramı içerisinde Türk mitolojisindeki " Yerin,gökle birleştiği" bazı özel yerler inancıyla açıklıyoruz.Bu sebeple bölgedeki yerler,ormanlar ve dağlar kutsal idiler.

    Ötüken adının anlamı da bunu bize haber verir. "Ötüg" kelimesinin bir analamı da "dua" demektir. Yunus Emre'nin bir şiirinde "öt" kelimesinin hala manasının devam ettiğinin görülmesi açısından dikkat çekicidir.(Çıkmış islam bülbülleri,öter Allah deyu deyu)
    Şunu da ayrıca belirteyim ki; Türkler ormana "yış" demişler ve bugünkü "yaş" ve "yeşil" kelimeleri buradan türemiştir.Ötüken'i önemli yapan diğer sebebi sonraki yazımıza bırakalım.
    Not: Ötüken'in adı ve yeri ile ilgili makale için : Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...
    Saygılarmla
    Konu raltar tarafından (30.Nisan.2012 Saat 20:42 ) değiştirilmiştir.
    Başlıgıg yükündürtümüz,tizligig sökürtümüz / Başlıya başeğdirdik,dizliye diz çöktürdük.

  8. #28
    raltar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Ağustos.2007
    Yaş
    48
    Mesajlar
    734

    Başkent "Ötügen" bölgesi,askeri strateji bakımından da önemli bir yerdi.Ortaasyalıların her zaman karşı karşıya bulundukları en büyük ülke ve tehlike,Çin idi.

    Ötüken bölgesi ile Çin'i büyük Gobi çölü ayırıyordu. Ötügen ve Altay dağlarının güney uçları ise bu çölün içine,Çin'e doğru bir kama şeklinde giriyor ve çöl içinde,epeyce de uzuyordu. Bu dağlar,Ortaasya'da Çin'e geçmek için adeta bir "sıçrama tahtası" vazifesi görüyordu.Bu dağların yardımı ile çöl,daha kısalmış oluyordu. Böylece Çin'in saldırılarından uzaklık ve çöl nedeniyle doğal olarak korunmuş olmaktaydılar.Nitekim 630 Çin yenilgisinden önce Göktürk Kağan'ı ,başkentini Ötügen'den Çin sınırına indirmiş,oralarda yaşamaya başlamıştı.Güçlü Çin ordularına karşı yenilince de Gobi çölünü geçerek kuzey-batıdaki Türk ülkelerine kaçamamış ve hemence Çinli'lerin eline düşmüştü.(B. Ögel)

    Bunun için artık "Bengü Taş"larda,Türk Kağanları'nın kendi başkentlerinde oturmalarını ve Çin'e,ancak kervan veya elçilik heyetleri göndermek yolu ile,siyasi bağlarını kurmalarını emrediyordu.

    Ayrıca doğuya,batıya ve kuzeye giden yollar da,hep "Ötügen"de birleşiyordu.

    Saygılarımla
    Konu raltar tarafından (31.Temmuz.2013 Saat 16:46 ) değiştirilmiştir.
    Başlıgıg yükündürtümüz,tizligig sökürtümüz / Başlıya başeğdirdik,dizliye diz çöktürdük.

  9. #29
    raltar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Ağustos.2007
    Yaş
    48
    Mesajlar
    734

    Kültigin'in ölümü Göktürkler'de derin üzüntüye sebep olmuş,ağır bir yas tutulmuştu.Sadece Göktürk değil,Türk tarihinde kahramanlığı ile adını altın harflerle yazdıran Kültigin'in cenaze töreni de ona yakışır şekilde büyük bir katılımla gerçekleştirilmiştir."Bengü Taşlar"da bu tören için şu ifadeler kullanılmaktadır.

    " Yogçı sıgıtçı Kıtany Tatabı budun başlayu Udar sengün kelti" ( Yasçı,ağlayıcı olarak Kıtay,Tatabı milletinden başta Udar general geldi.)

    " Tabgaç Kaganda İsiyi Likeng kelti" ( Çin Kağan'ından İsiyi Likeng geldi.)

    " Bir tümen altun kümüş kergeksiz kelürti" ( On binlik hazine,altın,gümüş fazla fazla getirdi.)

    " Tüpüt kaganda bölün kelti" ( Tibet Kağan'ından vezir geldi.)

    " Kurıya kün batısıkdakı Sogd Berçik er Bukarak uluş budunda Enik sengün Ogul Tarkan kelti" ( Batıda günbatısındaki Soğd,İranlı,Buhara ülkesi halkından Enik general,Oğul Tarkan geldi.)

    " On Ok oglum Türgiş kaganda Makaraç tamgaçı Oguz Bilge tamgaçı kelti" (On Ok oğlum Türgiş Kağan'ından Makaraç mühürdar,Oğuz Bilge mühürdar geldi.)
    " Kırkız kaganda Tarduş İnançu Çor kelti" ( Kırgız Kağan'ından Tarduş İnançu Çor geldi.)

    " Bark itgüçi bediz yaratıgma bitig taş itgüçi Tabgaç kagan çıkanı Çang sengün kelti"
    (Türbe yapıcı,resim yapan,kitabe taşı yapıcısı olarak Çin Kağanı'nın yeğeni Çang general geldi.)

    Bu anlatımlardan Kültigin'in cenaze töreni, uluslararası bir boyut kazanarak,Göktürk devletinin bir dünya devleti konumunda olduğunu da göstermektedir..Ancak dikkat ettiğimizde,kitabelerde sadece Kültigin'nin ceneze töreni anlatılmaz.Ondan önce,devletin kurucusu Bumin Kağan'ın ceneze töreni geçer.Cenaze töreni anlatımı bu ikisinin dışında yoktur.Bumin Kağanın cenaze töreninde,Kültigin'in cenaze töreninde olmayan katılımlar vardır.Bunlar,Avar,Bizans,Otuz Tatar,Üç Kurıkan ve Bökli Çöllü Halk olarak geçmektedir.
    Bu cenaze katılım farklılığı bize yeni soruları da beraberinde getiriyor.Yani Bumin Kağan döneminde Göktürkler'in gücü,etkisi daha mı fazla idi? Galiba batı sınırları için öyle gözüküyor.Çünkü,Kültigin'in cenaze töreninde Bizans'ın elçisinin adı geçmiyor.

    Saygılarımla
    Başlıgıg yükündürtümüz,tizligig sökürtümüz / Başlıya başeğdirdik,dizliye diz çöktürdük.

  10. #30
    raltar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Ağustos.2007
    Yaş
    48
    Mesajlar
    734

    Kül Tigin'in için yapılan mezar anıt anlatımı Kül Tigin kitabesinin güney cephesinde şöyle geçmektedir:

    "...Tabgaç kaganda bedizçi kelürtüm bedizettim.Mening sabımın sımadı" ( Çin kağanın'dan resimci getirdim,resimlettim.Benim sözümü kırmadı)

    " Tabgaç kaganıng içreki bedizçig ıtı " ( Çin kağanı'nın maiyetindeki resimciyi gönderdi )

    " Angar adınçıg bark yaraturdum " ( Ona bambaşka türbe yaptırdım.)

    " İçin taşın adınçıg bediz urturdum " ( İçine dışına bambaşka resim vurdurdum.)

    " Taş tokıtdım " ( Taş yontturdum)

    " Köngüldeki sabımın urturdum..." (Gönüldeki sözümü vurdurdum-yazdırdım)

    " Kül Tigin özi kırk artukı yiti yaşınga bulıt bustadı..." ( Kül Tigin kendisi kırk yedi yaşında bulut çöktürdü-vefat etti-yasa boğdu)

    " Bunça bedizçig Tuygut ilteber kelürti " (Bunca resimciyi Tuygut vali getirdi)

    Konu ile ilgili yorumu Faruk Sümer Hoca'mızdan alalım:
    "...Bilge Kağan,bilindiği gibi,vefatı üzerine Gültekin'in hatırası için muhteşem bir abide yaptırmıştır. Bu abide (= anıt) başlıca bir bark,şimdi kullandığımız " ev bark "sözündeki bark,aynı kelimedir,tapınak,bilig taş ( kitabelerin bulunduğu taş),sunak,sarnıç ve çok sayıda balbaldan oluşmuştu.

    Çin mimari geleneklerine göre,yapılmış olan bark(tapınak) sadece anma törenlerinde kullanılıyordu.Çin kaynaklarında barkın dört duvarında Gültekin'nin kazandığı savaşların resimlerinin bulunduğu bildirilir. Yine aynı kaynaklarda Gültekin'nin( Küe-te-le) bir heykelinin de yapılmış olduğunu söylenir.Bu heykel bilindiği üzere Çek sefer heyetince bulunup ilim alemine tanıtılmıştır.Sunakında üstü örtülü idi.Burada ölülerin ruhlarını taziye etmek için kurban kesiliyordu.

    Bark ile biligtaş arasındaki düz tören yolunun iki tarafında Türkler'in balbal dedikleri heykeller dizilmişti.Bu balballar o devrin kıyafetini öğrenmek bakımından da en değerli vesikalardır.

    ...yapılan araştırmalar Gültekin ile Bige Kağan'nın mezarlarının abidede olmadığını göstermiştir.Bu da beklenmekte idi...1957 yılında abidenin kalıntıları üzerinde araştırma yapan Çekoslavak sefer heyeti Gültekin ile Bilge Kağan'ın mezarlarının abideye 4 km. mesafede ki bir tepe üzerinde bulunan bir hüyükte olduğu görüşünü ileri sürmüşlerdir.Onlar Ötüken Yış'daki yerlere de gömülmüş olabilirler(tabi gizlice)...Toygut ismi geçiyor.Buradaki Toygut toygun'un çoklu şekli olup toygunlar demek olabilir.Yalnız,toygun bir memuriyet adı mı yoksa bir şeref ünvanımı,bilinmiyor.

    Gültekin'in Vefatı :

    Koyun yılının birinci ayının 17. günü = 27 Şubat 731

    Cenaze Töreni :

    Koyun yılının dokuzuncu ayının 27. günü = 1 Kasım 731

    Abidenin Tamamlanması :

    Biçin(maymun ) yılının yedinci ayının 27. günü = 21 Ağustos 732

    ...Gültekin ölümünden dokuz ay on gün sonra defnedilmiştir.Bu da Göktürklerin bir geleneği ile ilgilidir.Çin kaynaklarına göre Gök Türkler'de bir kimse bahar yada yazda ölmüş ise, gömülmesi için yaprakların sararaması ve dökülmesine kadar beklenir.Güzün veya kışın ölmüş ise yaprakların yeşillenmesi,bitkilerin çiçek açması beklenir.O zaman gelince bir çukur açılarak ceset gömülür."

    Anıt mezar anlatımı Bilge Kağan Abidesi'nin güney cephesinde de aynı anlatım vardır.

    Saygılarımla
    Başlıgıg yükündürtümüz,tizligig sökürtümüz / Başlıya başeğdirdik,dizliye diz çöktürdük.

Sayfa 3 Toplam 7 Sayfadan Birinci 12345 ... Sonuncu

Bu Konu için Etiketler

RSS RSS 2.0 XML MAP HTML SiteMap

Giriş