1. #1
    ziberkan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    29.Ağustos.2007
    Yaş
    42
    Mesajlar
    2,462



    Babasi : Dördüncü Mehmed

    Annesi : Emetullah Rabia Gülnüş Sultan

    Dogumu : 5 Haziran 1664

    Vefati : 29 Ocak 1704

    Saltanati : 1695 - 1703 (8) sene



    İkinci Mustafa, Istanbul'da dünyaya geldi.Kuvvetli bir ilim tahsili yaptı. Tahta geçtiğinin üçüncü günü yapacağı işleri anlatan bir yazı neşretti. Yazısında : "Zevk, sefa ve rahatı kendimize haram eylemişizdir." diyordu. Yine vezirlerinden birine yazmış olduğu yazı şöyledir :"Bana ağırlık ve hazine lâzım değil. Yerine göre kuru ekmek yerim. Vücudumu din uğruna harcarım. Sıkıntının her çeşidine sabrederim. Milletime hizmet tamam olmadıkça, seferden dönmem. Elbette sefere bizzat kendim giderim." Devrinde Sakız Adası yeniden alındı. Çok kıymetli deniz zaferleri kazanıldı. 1695'de Lugoş Zaferi kazanıldı. Rus Çarı Büyük Petro Azak'ta hezimete uğratıldı. Fakat bir sene sonra Azak düştü. 1696'da Azak Kalesindeki 500 asker 100.000'lik Rus Ordusuna iki ay dayandı.Almanlara karşı Olaş Zaferi kazanıldı. Lehistan, Alman ve Venedik cephelerinde büyük ve kesin başarılar kazanıldı. Fakat Zenta Bozgunu diye tarihe geçen ve 30.000 Türk askerinin şehadetiyle neticelenen elim hadise bu devirde meydana geldi.1699'da Karlofça Anlaşması yapıldı. 1703'te İstanbul'da isyan oldu. İsyan büyüdü ve İkinci mustafa tahttan indirildi. 4 ay sonra da vefat etti. Vefatında 39 yaşında idi. İstanbul'da Yeni Cami yanındaki türbesine gömüldü. (Allah rahmet eylesin.) Maruf ve meşhur Hattat Hafız Osman Efendi (H. 1110), Emirler Şeyhi Seyyid Mehmed Efendi bu devirde vefat etmişlerdir.

    Erkek çocukları : Birinci Mahmud, Üçüncü Osman, Üçüncü Ahmed, Küçük Ahmed, Hüseyin, Selim, Mehmed, Murad, Osman.

    Kız Cocukları : Ümmügülsüm, Ayşe, Emetullah, Emine, Rukiye, Safiye. Zahide, Atike,Fatma, Zeyneb, Zahide.


    Allah'ım, huşu duymaz bir kalpten, dinlenmeyen bir duadan, doymak bilmeyen bir nefisten, faydası olmayan bir ilimden sana sığınırım.
    Linklerde Sorun varsa Lütfen Bildiriniz.(Konu İsmi Veriniz)

  2. #2
    medetres - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13.Haziran.2009
    Yaş
    47
    Mesajlar
    124

    İLGİNÇ BİR CÜLUS TÖRENİ !

    KENDİ TAHTINI KENDİSİ KURDURDU..!

    Osmanlı devletinde cülus, yani padişahın tahta geçişi sıkı teşrifat kurallarının hákim olduğu bir törenle yapılırdı. Ama İkinci Ahmed’in 7 Şubat 1695’teki ölümünde bu kural uygulanmadı, zira sekiz seneden beri padişah olmayı bekleyen Şehzade Mustafa, bir başkasının tahta geçmesi ihtimalini duyduğu anda sarayın kapısının önüne giderek kendi başına bir taht kurup üzerine oturdu.

    Devletin ileri gelenlerini çağırtıp eteğini öptürdü ve ‘İkinci Mustafa’ olarak hükümdarlığını ilán etti.

    OSMANLI padişahlarının cüluslarında, yani tahtta çıkışlarında kuralları bütün ayrıntıları önceden belirlenmiş olan büyük bir tören yapılırdı.

    Sultan İkinci Mustafa ise, 1695’te bütün teşrifat kurallarını bir tarafa bırakmış ve amcası İkinci Ahmed’in ölümü üzerine, bir başkasının hükümdar olabileceği endişesiyle koşa koşa taht odasına gitmiş ve töreni beklemeden tahta oturmuştu.

    Sultan Dördüncü Mehmed’in büyük oğlu Şehzade Mustafa, 5 Haziran 1670’te doğdu. Babası şehzadesini yanından ayırmamış, hatta Polonya seferine bile götürmüştü.

    Dördüncü Mehmed, İkinci Viyana kuşatması sonrasındaki bozgun yıllarında orduyu toparlamak için çaba göstermeyince, askerin ayaklanması üzerine 1689’da tahtından indirildi. Devrik hükümdar, yerine büyük oğlu Mustafa’nın geçirilmesini tavsiye etmişti ama asiler padişahın isteğini dikkate almayarak, sarayda senelerden beri hapis hayatı yaşayan kardeşi İkinci Süleyman’ı padişah yaptılar ve Şehzade Mustafa da küçük kardeşi Ahmed ile beraber önce Topkapı Sarayı’nda, daha sonra da Edirne Sarayı’nda hapis hayatı yaşadı.

    İkinci Süleyman, 1693’te öldüğünde Dördüncü Mehmed’in taraftarları, Şehzade Mustafa’yı tahta çıkarmaya çalıştılar. Sadrazam Fazıl Mustafa Paşa ise, Dördüncü Mehmed’in bir diğer kardeşi olan İkinci Ahmed’in padişahlığını tercih etti.

    İkinci Ahmed de ağabeyi İkinci Süleyman gibi dört yıl hükümdarlık yaptı. Her iki padişah da senelerce hapis hayatı yaşamış, halim selim insanlardı. Ama o dönemde uluslararası arena son derece karışıktı ve Osmanlı İmparatorluğu Avusturya, Venedik, Rusya ve Polonya ile dört cephede birden savaşıyordu.

    Tahta çıkartılmayan Şehzade Mustafa ise son derece hırslıydı ve bir an önce hükümdar olup devleti kurtarma hevesindeydi.

    Benli Hüseyin Paşa, 1694’te İkinci Ahmed’i tahttan indirerek Şehzade Mustafa’yı padişah yapmak için bir teşebbüste bulunduysa da, muvaffak olamadı.

    İkinci Ahmed 1695’te öldüğünde, tahta hanedanın hayattaki en yaşlı erkeği olan İkinci Mustafa’nın çıkması gerekiyordu ama yeni padişahın kim olacağı devlet ileri gelenlerinin katıldığı bir mecliste tartışıldı.

    Sadrazam Ali Paşa, tahta İkinci Ahmed’in oğlu İbrahim’i çıkarmak istiyordu. Babasının tahttan indirilmesinin üzerinden geçen sekiz sene boyunca tahta geçebilmek için gün sayan Şehzade Mustafa’nın bütün hayalleri suya düşmek üzereydi. Bu sırada Hazinedarbaşı Mustafa Ağa ile saraydaki taraftarları şehzadeye durumu haber verdiler.

    Osmanlı padişahlarının cüluslarında, yani tahtta çıkışlarında büyük bir tören yapılır ve bu törenlerde standartlaşmış sıkı teşrifat kuralları uygulanırdı. Tahta çıkacak olan şehzade, kızlarağası ve siláhdar ağa tarafından dairesinde ziyaret edilir, padişahın ölüm haberi tebliğ edilir, daha sonra şehzadenin bir koluna kızlarağası, diğer koluna da siláhdar ağa girer ve hırka-i şerif odasına gidilirdi.

    Hazreti Muhammed’in eşyalarının önünde sadrazam ve şeyhülislam yeni padişaha biat ederler, yani bağlılıklarını arzederlerdi. Yeni padişahın başına saltanat alameti olarak sarık sarılır ve ve samur bir kürk giydirilirdi.

    Daha sonra Müneccimbaşı uğurlu bir saat tespit eder, sarayın üçüncü kapısının önünde taht kurulur ve devlet adamları yeni padişaha bağlılıklarını sunarlardı.

    1695’in 7 Şubat’ında devletin ileri gelenlerinin başka bir hükümdar adayının üzerinde durduklarını öğrenen Şehzade Mustafa, hapis tutulduğu daireden ayrılarak taht odasına koştu ve devlet adamları toplantıda iken sarayın kapısının önüne taht kurdurdu.

    Haber göndererek sadrazamı ve şeyhülislamı çağırttı ve devletin ileri gelenleri şehzadenin tahtta oturduğunu görünce bir hayli şaşırdılar ama artık birşey yapamadılar ve yeni padişaha sırayla bağlılıklarını sundular
    DÜNYA OSMANLININ ADALETİNE MUHTAÇ...

Bu Konu için Etiketler

RSS RSS 2.0 XML MAP HTML SiteMap

Giriş