1. #1
    ilteriş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    16.Nisan.2007
    Yaş
    41
    Mesajlar
    6,510



    "Ve kimesneye evladımdan saltanat müyesser ola, karındaşların nizamı alem için katletmek münasiptir. Ekser ulema dahi tecviz etmiştir; anınla amil olalar"

    Buyrun bakalım tahta geçememiş, çoğu ızdıraplar içinde Hakk'ın rahmetine kavuşmuş şehzadelerin hayatlarını ve hikayelerini bu başlık altında paylaşalım. Ve soralım:

    "Gün Görmemiş Şehzadeler Hakkında Sen Ne Biliyorsun?"

    NOT: Nazım Tektaş`ın Burak Yayınları`ndan çıkan `Gün Görmeyen Şehzadeler`kitabından esinlenilmiştir.

    DİKKAT: Konunun düzeni açısından padişah padişah gitmeye çalışalım.


    YAZILI KAĞIDI HAZIRLAMAK NE KADAR ZAMANINIZI ALIYOR? Soru Bankamızı ziyaret etmek için Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...
    DOSYA İNDİRMEKTE SIKINTI MI YAŞIYORSUNUZ?
    FORUMA DESTEK OLMAK MI İSTİYORSUNUZ?
    ALTIN ÜYE OLUN.
    AYRINTILI BİLGİ İÇİN Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...


    Ölmek yenilmek değil yüceltmektir şanını

  2. #2
    ilteriş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    16.Nisan.2007
    Yaş
    41
    Mesajlar
    6,510

    Ben başlayayım o halde:

    Ertuğrul Bey'in vefatından sonra Osman Gazı 1281'de tahta geçmiş ağabeyleri Gündüz ve Savcı Beyler ile birlikte devleti yönetmiştir. 1324'te tahta geçen Orhan Gazi döneminde de 7 kardeş (Alaaddin Bey, Savcı Bey, Melik Bey, Çoban Bey, Hamid Bey ve Pazarlu Bey) arasında bir sorun yaşanamaz. Hatta Osman Gazi vefat ettiğinde Alaaddin Bey ile Osman Gazi arasında karşılıklı bir ikramlaşmaya şahit olunur. Dünyevi mala ve meretebeye önem vermeyen ağabey (Alaaddin Bey) tüm mal varlığını ve beyliği kardeşine bırakır. Bir müddet sonrada onun vezirliğini kabul eder. (Türk tarihinde bu tutum çok nadirdir.)

    Orhan Gazi'nin 6 oğlu (Sultan Bey, - bazı kaynaklarda Sultan Bey'in yerine Eyüp geçmeketedir- Kasım Bey, Süleyman Paşa, Murat, Halil Bey, İbrahim Bey) oğlu olmuştur. Orhan Gazi vefat ettiğinde Murat, İbrahim ve Halil hayatta idiler.

    Bu 3 şehzadeden I. Murat tahta geçti. Diğer 2 ise İbrahim ve Halil ise bu yazının konusu oldu.

    Şehzadelerden Halil Bizans müverrihi Grigoras'a göre Orhan Bey'den olma Teodora'dan doğmadır. Aynı kaynak Orhan Bey'in Halil'i çok sevdiğini, kendisinden sonra onu hükümdar yapmak istediğini ve hatta İmparator Yuannis'in bu çocuğu kendisine damat yapmak için kızıyla nişanladığını yazar. Muralt'ta Şehzade Halil'in Foça'da bulunan Çenevizlileriin eleinde kurtarıldıktan sonra 1359'da Bitinya Valiliği'ne tayin olduğunu beyan eder.

    Şehzade İbrahim Bey'in annesi ise Bizans İmparatoru III. Andronikos'un kızı Asporçe Hatun'dur.

    Orhan Gazi'nin vefatından sonra I. Murat tahta geçer. Şehzade Halil ve İbrahim ağabeylerine karşı isyan bayrağını açar. Bu mevzuu üzerine net bilgiler yoktur. Bizans müverrihleri (Özellikle Iorga'nın Osmanlı tarihi) Şehzade Halil'in Süleyman Paşa'dan az sonra vefat ettiğini yazar (Süleyman Paşa ile Orhan Gazi'nin vefatı ve I. Murat'ın vefatı arasında ki süre çok azdır. Demek ki I. Murat tahta geçtiği gibi kardeşlerini bertaraf etmiştir.) ama İbrahim'den hiç söz etmez. Ahmedi'nin

    Oldular yağı ana kardeşleri
    Kamunun bitti elinde işleri

    kaydından Murat'ın birkaç kardeşi ile uğraşıp onları bertaraf ettiği anlaşılmakta ki bunlar İbrahim ve Halil olsa gerek. (Yaşayan başka kardeşi olmadığından hareketle.)

    Neşri'nin "Sultanönüne gelip etrafı fethedip, müfsidleri itaate kılıp yine Bursa'ya gelip" cümlesinden 2 şehzadenin isyanının Sultan Ankara'da iken olduğu çıkarılabilir. Ahmedi ise Sultan'ın kardeşlerinin isyanından sonra

    Aldı Engüriyyeyi ol harb ile
    Tuttu Sultan yönün hem darp ile

    Ankara'yı aldığını, dönüşte ise Eskişehir yakınlarında başka bir ayaklanmayı bastırdığını kaydeder.

    Netice itibarı ile Osmanlı tarihindeki bu ilk taht ayaklanması 2 kardeşin kanının akmasıyla sonuçlanmıştır.


    YAZILI KAĞIDI HAZIRLAMAK NE KADAR ZAMANINIZI ALIYOR? Soru Bankamızı ziyaret etmek için Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...
    DOSYA İNDİRMEKTE SIKINTI MI YAŞIYORSUNUZ?
    FORUMA DESTEK OLMAK MI İSTİYORSUNUZ?
    ALTIN ÜYE OLUN.
    AYRINTILI BİLGİ İÇİN Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...


    Ölmek yenilmek değil yüceltmektir şanını

  3. #3
    ilteriş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    16.Nisan.2007
    Yaş
    41
    Mesajlar
    6,510

    Şehzade Savcı İsyanı

    Şehzade İbrahim ve Halil'in ağabeylerine karşı çıkardıkları isyana göre daha ciddi bir isyandır ve Osmanlı tarihinde ki ilk ciddi taht kavgası olarak gösterilir Şehzade Savcı İsyanı. Lakin önceki mesajımda bahsettiğim 2 isyan gibi bu isyan hakkında da elimizde çok sağlam bilgiler yoktur. Olay Bizans ve Osmanlı kaynaklarında çok farklı bir şekilde anlatılmaktadır. İsyanın çıktığı yer ve zaman konusunda büyük anlaşmazlıklar vardır. Bana göre bahsettiğmiz yıllarda Osmanlı tarihinin bu kadar karanlık kalmasının temel sebebi 1402 sonrası Timur'un Bursa'yı ziyaret etmesidir. (Bu ziyarette Timur mizacı gereği Osmanlı arşivine gereken sıcaklığı göstermiştir. )

    I. Murat'ın İsmail Hakkı Uzunçarşılı'ya göre 3 tane oğlu vardır: Bayezid, Yakup Çelebi ve Savcı bey. (Savcı Bey'in adı bazı kaynaklarda Musa, bazılarında ise Sauz olarak geçer.)

    Bizans İmparatoru V. Yuannis'in 2 oğlu vardır. Bunların büyüğü Andronikos küçüğü ise Manuel. Bu dönemde Bizans'ta "Şerik" (ortak) uygulaması vardır ve İmparator Yuannis kendisine şerik olarak küçük oğlu Manuel'i seçer. Andronikos'u seçmemiştir çünkü kendisi Venediklilerin eline esir düştüğü dönemlerde Andronikos babasını kurtarmak için para göndermemiştir. Manuel şerik olunca da bu olayı hatırlamayıp kendisine haksızlık yapıldığını düşünmekte ve babasından intikam (tahtı) almak için fırsat kollamaktadır.

    Hicri 787 (Miladi 1385) yılında V. Yuannis Sultan Murat ile bazı asi beylerin dize getirlmesi için Anadolu'ya geçer. Andronikos'a gün doğmuştur. Bu sıra da Edirne'de bulunan (Rum tarihçi Françes'e göre babasına vekalet eden) Savcı Bey'le aynı maksat uğruna anlaşarak babalarına karşı isyan ettiler. (Baştada söylediğim gibi bu isyanın yeri bile net değildir. Feridun Bey'in Münşeat-i Selatin'inde Savcı Bey'in Bursa sancakbeyi iken isyan ettiği, Nilüfer nehr yakınlarında muharebesi sonrası yakalandığı ve gözlerine mil çekildiğinden bahseder. Ama katledildi demez.)

    İsyanı haber alan Sultan Hüdavendigar hemen Rumeli'ne geri döndü ve 2 asiyi Apikridon 'da yendi. Mağluplar Dimetoka'ya kaçtılarsa da yakalandılar. Savcı Bey'in önce gözlerine mil çekildi sonra ise öldürüldü. (Şimdi okuyucu Andronikos'u merak edecek. Hiç mevzumuz değil ama yazayım. İmparator V. Yuannis oğluna kıyamadı ama Sultan Murad'ı da kıramadı. Oğlunun gözlerine kızgın sirke döktürdü. Bir müddet sonra bir gözü görmeye başladı.)

    Netice itibarı ile bir Şehzadenin daha kanı dökülmüş oldu. Bu arada vurgulamakta fayda var. Savcı Bey'in oğlu bu olay sonrası Osmanlı topraklarından kaçtı. Davud adındaki bu şehzade 2. Kosova savaşında Jan Hunyad ile beraber bulunmuştur.

    Osmanlı kaynaklarında Savcı Bey İsyanı
    Osmanlı tarihlerinde bu olay daha farklı bir şekilde verilmektedir. Buna göre yeni ülkeler feth etmek üzere Rumeli'ye geçen Sultan Murad, büyük oğlu Bayezid (Yıldırım)'i, güvenlik ve huzur kaynağı olmak, bakımlı ülkeleri korumak göreviyle Anadolu hududunda, Germi yan vilayetinde bırakıp Kütahya'da oturmasını uygun görmüştü. Ortanca oğlu Yakubi Çelebi'yi Karesi vilayetinde, küçük oğlu Savci Beyi de Bursa muhafızlığında bırakmıştı. Savci Bey, gençlik heyecanı ve atılganlığı ile basına buyruk olmak, dilediğini yapmak hevesine kapılmıştı. Onun bu toyluğunu, bazı kötü arkadaşları da desteklemişlerdi. O da bu düşüncelere kanarak babasına karsı bas kaldırmıştı. Böylece padişahlık sevdasına düşmüştü. Tahta oturduğunu ilan ederek kendisine bağlı olanlara hazineyi dağıttı. Bu tutumuyla bazı eşkıyayı yanına çekmiş ve ülkeyi istediği şekilde idare etmeye başlamıştı. Hatta adına hutbe okutarak çevresine karsı saldırılara başlamıştı. Bütün bunlar, padişahîn kulağına ulaşınca o da Edirne'den hareketle bu büyük fitneyi bastırmak ve bu fesada ateşini söndürmek üzere Bursa'ya doğru yürüdü. Olayın kansız bir şekilde ortadan kaldırılması için de söyle bir plan tasarlanmıştı. Savci Bey'in hareket ve tutumundan habersizmiş gibi davranılacak, Biga çevresinde büyük bir sürek avı tertiplenecek. Savci Bey de Bursa'dan çıkıp padişahî ve ordusunu burada karşılayacaktı. Böylece baba, bu yiğit oğlu ile Biga'da at koşturacak ve avlanacaktı. Çıkartılan bu ferman şehzadeye ulaşınca o, verilen emre itaat etmemiş, çevresinde ordu toplayıp savaş hazırlıklarına başlamıştı. Onun bu tutumu padişaha bildirilince hükümdar derhal Bursa üzerine yürümeye karar verdi. Savci Bey ise yandaşları ile birlikte padişahla savaşmak üzere Bursa'dan çıkıp Kite ovasında babasını karsılar. Sonuçta hükümdara bağlı olan askerlerin gayreti ile şehzadeye bağlı olan eşkıya grubu hezimete uğrayıp dağılıp kaçar. Şehzade de yakalanıp padişahîn huzuruna getirilir. Suçunu kabul edip özür dilemesi gerektiği ve bu sayede babasının kendisini af edeceği bildirildiği halde o böyle bir yola girmemiş, aksine sert ve gerçek dişi sözlerle babasına karsı gelmeyi sürdürmüştü. Bunun üzerine gözlerine mil çekilerek kör edilmişti.
    YAZILI KAĞIDI HAZIRLAMAK NE KADAR ZAMANINIZI ALIYOR? Soru Bankamızı ziyaret etmek için Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...
    DOSYA İNDİRMEKTE SIKINTI MI YAŞIYORSUNUZ?
    FORUMA DESTEK OLMAK MI İSTİYORSUNUZ?
    ALTIN ÜYE OLUN.
    AYRINTILI BİLGİ İÇİN Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...


    Ölmek yenilmek değil yüceltmektir şanını

  4. #4
    ilteriş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    16.Nisan.2007
    Yaş
    41
    Mesajlar
    6,510

    Savcı Bey Vak'ası

    Hudavendgar Gaazi hazretleri 787 senesi hilalinde Macaristan'a sefer etmek üzere Edirne'de tedarikat-ı cesime ile meşgul olurken Bursa'dan bir barid haber geldi.

    Şöyle ki: Bursa'da Hüdavendigar hazretlerinin küçük oğlu ve Bursa kaymakamı olan Savcı Bey ve Konstantıniyye Kayseri Yani Paleolog'un oğlu Andronikos, birbirleriyle gizli muhabere ederek ihtiyar pederlerinin elinden ahz ü gasb etmek üzere beynlerinde karar verip Marmara denizi sahilinde ordu tedarik etmekte oldukları Hudavendigar hazretlerinin mesmu'u olunca hemen Anadolu yakasına mürur ile şimşek gibi üzerlerine vardı. Aydıncık kurbunda vaki' Dimetokacık ile Güvercinlik hisarı arasında cem'iyet-i eşkiyaya göründüğü gibi cümlesi ayağına düşüp iki cahil ve aciz çocuk, açıkta kalarak firar ettiler ise de tutuldular. Savcı Bey'in gözlerine mil çekildi. Andronikos İstanbul'a gönderildi. Pederi Kayser dahi onu gözlerini kızgın sirke ile yakıp nur-ı basiradan mahrum etti. Hudavendigar ile Kayser arasındaki burudet bu vesile ile bertaraf oldu.

    Ahmet Cevdet Paşa, Kısas-ı Enbiya ve Tevarih-i Hulefa, Cild: Sayfa: 577, Bedir Yayınevi, 1977

    ******************************************
    Tedarikat-ı cesime: Büyük hazırlık
    Barid: Soğuk
    Beynlerinde: Aralarında
    Mesmu'u olunca: Kulağına varınca
    Mürur ile: Geçerek
    Kurbunda: Yakınında
    Gur-ı basiradan: Görme nurundan
    Burudet: Soğukluk
    YAZILI KAĞIDI HAZIRLAMAK NE KADAR ZAMANINIZI ALIYOR? Soru Bankamızı ziyaret etmek için Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...
    DOSYA İNDİRMEKTE SIKINTI MI YAŞIYORSUNUZ?
    FORUMA DESTEK OLMAK MI İSTİYORSUNUZ?
    ALTIN ÜYE OLUN.
    AYRINTILI BİLGİ İÇİN Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...


    Ölmek yenilmek değil yüceltmektir şanını

  5. #5
    ilteriş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    16.Nisan.2007
    Yaş
    41
    Mesajlar
    6,510

    Yakup Bey'in Katli

    Murat Hüdavendigar, Kosava Muharebesi sonrası savaş meydanın da bir Sırp tarafından hançerlenmiş ve ölüm döşeğinde iken, Şehzadeler Bayezid ve Yakup Çelebi bozulmuş olan düşmak kuvvetlerini takiple meşguldü. Talih birine taht yolunu açacak, birinin ise kement boynuna geçecekti.

    Sultanın durumu kötüleşince Şehzade Bayezid (ki büyük oğuldur) babasının yanına çağırıldı. Sultan ve devlet erkanının onayı ile hükümdar oldu. Bütün bunlar olup biterken babasının öldüğünden dahi haberi olmayan Yakup Çelebi düşman kovalamakta idi. Yakup Çelebi'nin biraderi Savcı Bey gibi muhalefete kalkmasından endişe eden devlet erkanı kararı verdi. Baban seni çağırıyor diye kandırılan şehzade babasının naaşının bulunduğu çadıra girdi ve orada boğuldu.

    Katledildiğinde henüz 30 yaşında idi. Bu durum orduyu çok müteessir etti.
    YAZILI KAĞIDI HAZIRLAMAK NE KADAR ZAMANINIZI ALIYOR? Soru Bankamızı ziyaret etmek için Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...
    DOSYA İNDİRMEKTE SIKINTI MI YAŞIYORSUNUZ?
    FORUMA DESTEK OLMAK MI İSTİYORSUNUZ?
    ALTIN ÜYE OLUN.
    AYRINTILI BİLGİ İÇİN Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...


    Ölmek yenilmek değil yüceltmektir şanını

  6. #6
    Kelkitli1 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    26.Haziran.2016
    Yaş
    39
    Mesajlar
    5
    Ellerine kollarına sağlık teşekkürler.

Bu Konu için Etiketler

RSS RSS 2.0 XML MAP HTML SiteMap

Giriş

Giriş