1. #1
    sedef - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    30.Nisan.2007
    Mesajlar
    9



    -Önce ölü yıkanır,burnundan sokulan aletlerle beyin boşaltılır.
    -Göz ve ağız boşlukları,yağlı keten tamponlarla doldurulup kapatılırdı.
    -Rahip habeş denilen keskin bir opsidyenle(volkanik bir taş) vücudun sol tarafını açarak,içindekileri tamamen boşaltır ve bunları Kanopik denilen çömlek ve vazoların içine koyarlardı.Boşalan karın kısmı hurma şarabı ve kokulu bitkilerle temizlendikten sonra reçine,tarçın,soğan ve kokulu mir ile karıştırılmış ağaç talaşı yerleştirilirdi.
    -Açılan yerler dikildikten sonra Mısırlılar'ın Net-jerty denilen ve Kahire yakınlarındaki bir vadide bulunan "Natron" tozu sodyum karbonat veya Sodyum Klorit(tuz) ile karıştırılan madde içinde 40 veya 70 gün(soylular için 272 gün) bekletilirdi.böylece vücuttaki nem yok edilir,organik yapı antiseptik korumaya alınırdı.Bir çeşit insan salamurası olan bu işlemin sonunda eller göğüste veya karın üstünde birleştirilerek vücut yatar konuma getirilir ve kurutulurdu.



  2. #2
    furkanözyürek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    24.Ağustos.2007
    Yaş
    29
    Mesajlar
    221

    Ve hala bu işlemle aynı kalitede mumyalama yapılamıyor.İlgniç
    Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...

  3. #3
    SELİMÎ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    01.Ağustos.2007
    Yaş
    28
    Mesajlar
    49

    Gerçekten mumyalamak değişik birşey.Mumyalanıp 500 yıl sonra açılan bir bedenin görüntüsü nasıl oluyor?Bilgisi olan var mı acaba?Yani yüz hatlarını görebiliyor muyuz?
    Bir yanı YAVUZ, bir yanı SELİM olan Padişah!<br />YAVUZ yanı şerli,SELİM yanı şiirli olan Padişah!

  4. #4
    ilteriş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    16.Nisan.2007
    Yaş
    43
    Mesajlar
    6,665

    MUMYALAMA TEKNOLOJİSİ

    Mumyalama tekniklerinin amacı, ölen kişinin hayattayken sahip olduğu görünüşünü korumasını sağlamaktı.Bu yapılırken önce vücut iç organlarından ve suyundan arındırılır, üzerine güzel kokular dökülür, çürümeyi engellemek için hoş kokulu ve şifalı bitkilerle doldurulurdu. Daha sonra şeritler kullanılarak özenle sarılan mumya, koruyucu muskalarla kaplanırdı. Ölü yıkandıktan sonra burnundan sokulan aletlerle beyin boşaltılırdı.

    Göz ve ağız boşukları, yağlı keten tamponlarla doldurulup göz kapakları kapatılırdı.

    Rahip, habeş denilen keskin bir opsidyenle vücüdun sol tarafını açarak, içindekileri tamamen boşaltır ve bunları "kanopik" denilen çömlek ve vazoların içine koyardı.Boşalan karın kısmı ve kadınların göğüs içleri, hurma şarabı ve kokulu bitkilerle temizlendikten sonra, reçine, tarçın, soğan ve kokulu mir ile karıştırılmış ağaç talaşı yerleştirilirdi.

    Açılan yerler dikildikten sonra Mısırlılar'ın "Net-jeryt" denilen ve Kahire yakınlarındaki bir vadide bulunan "Natron" tozu sodyum karbonat ve ya Sodyum Klorit (tuz) ile karıştırılan madde içinde 40 ve ya 70 gün (soylular için 272gün) bekletilirdi. Böylece vücuttaki nem emilir,organik yapı antiseptik korumaya alınırdı. Bir çeşit insan salamurası olan bu işlemin sonunda eller göğüste veya karın üzerinde birleştirilerek vücüt yatar durumuna getirilir ve kurutulurdu.

    İç içe konulan bir çok tabuta yerleştirilen mumya son olarak bir lahitin içine yerleştirilirdi. Her lahitin üzerine ölen kişinin tasviri yontulurdu. Bunların amacı ise başka bir batıl inanca yönelikti. İç organlarının konulduğu kanoposlar, ölünün hizmetçiliğini yaptığına inanılan küçük heykeller, cenazeye göz kulak olurlardı.

    Tüm bu eşyaların üzerinde yazılar veya sembollerle dolu etiketler bulunurdu. Tüm bu batıl ritüellerin Hak Din'den etkilenen yönleri de vardı. Bu inanca göre ölünün cennete gitmesi için Tanrı Osiris'in mahkemesinden geçmesi gerekirdi. Bu yüzden sorulan sorulardaki tuzaklara ölünün düşmemesi için tabuta bir de ölüler kitabı konulurdu. Mumyalama, zaman içinde olgunlaşmış, birçok inançtan izler taşıyan karmaşık bir ritüeldir.

    Mumyalama işlemi ölüyü öbür dünyadaki yaşamına hazırlamak için yapılan bir dizi törenden sadece başlangıç olanıdır. Bu işlem insanların yanı sıra boğa, timsah, kedi gibi hayvanlar için de yapılmaktaydı. Arapça ve Farsça'da "mumiya", doğada bulunan katran ve bunun karışımlarına denilir, ilaç olarak da kullanılırdı.Gerçekte ölünün bedenini konserve edercesine korumak için yapılan "tahnit" işleminde katranın kullanılması, onu mumya ile eş anlamlı yapmıştır.
    YAZILI KAĞIDI HAZIRLAMAK NE KADAR ZAMANINIZI ALIYOR? Soru Bankamızı ziyaret etmek için Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...
    DOSYA İNDİRMEKTE SIKINTI MI YAŞIYORSUNUZ?
    FORUMA DESTEK OLMAK MI İSTİYORSUNUZ?
    ALTIN ÜYE OLUN.
    AYRINTILI BİLGİ İÇİN Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...


    Ölmek yenilmek değil yüceltmektir şanını

  5. #5
    ebilim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    05.Ocak.2008
    Mesajlar
    5

    Elazığ'da Arap Baba denen bir türbe var. Orada da hiç mumyalanma olmadan Arap Baba denen dervişin vucudu hiç çürümemiş. Elazığ'a gidecek olanlar mutlaka bunu görebilirler. Tam 800 yıllık bir naaş ama hala etleri pazuları kılları ne varsa hala duruyor ve ziyaretine giden erkeklere belden yukarı gösterilebiliyor.


    Mesajınız tarafımdan dilimiz imla kurallarına uygun hale getirilmiştir.

  6. #6
    Kök-Börü - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    28.Ağustos.2009
    Yaş
    31
    Mesajlar
    8


    Mısırda yapılan mumyalamayı bilemem ama Çin'de bulunan yaklaşık 8000 yıl önceye ait ve varlığı gizlenen beyaz piramitlerin Türkler tarafından yapıldığı,piramitlerde bulunan mumyaların ise Türklere ait olduğunu okumuştum.Türklerde mumyalama olduğunu bilmiyorum ama varsa eğer çok ilginç bir haber bence.
    Türk Evladı ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.<br />M.Kemal ATATÜRK

Bu Konu için Etiketler

RSS RSS 2.0 XML MAP HTML SiteMap

Giriş

Giriş