1. #1
    a_y - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    03.Aralık.2008
    Mesajlar
    51



    Çanakkale çağırıyor!!
    Sene 1915,İstanbul Lise'sinin sınıflarından birinin kapısı,gürültüyle iki kez çalındı.içeriden 'Giriniz!' söylenmesine fırsat kalmadan kapı hızlıca açıldı:gelenlerinacelesi ve önemli bir işleri olduğu gelişlerinden belliydi:
    içeriye ilk önce okulun müdür yardımcısıgirdi:hemen arkasından da üzerinde üniforması ile bir binbaşı:
    öğretmen;binbaşının verdiği asker selamını ayakta karşıladı:
    'ne oluyoruz beyler!'demeye fırsat kalmadan;kelimeler;binbaşının ağzından ;bir makinalı tüfek hızıyla dökülmeye başladı:
    gür sesinde;hüzünlü bir titreyiş hissediliyordu:
    'öğretmen bey!
    bildiğiniz gibi;düşman çanakkale'de boğazımıza basmış vaziyettedir:devlet;vatan evlatlarından hizmet bekliyor!'
    sonra da; sınıftakiuzun boylu;yapılıöğrencileri tek tek işaret ederek:
    'sen! sen! sen!evladım;sen de gelll!'dedi
    işaret edilenlerden hiçbirinin yüzünde bir an için dahi olsun;kötü bir ifade oluşmadı:
    sınıfın geriye kalan çocukları ise ;ya oturuşlarını dikleştirerek ;ya da bulundukları yerde ayak uçlarında yükselerek;binbaşının dikkatini çekmeye ;çaba sarfediyorlardı:
    sonunda seçilenler;oturdukları yerlerden kalkarak kapı önünde sıralandılar:
    geride kalanlar;yüzlerinde paçık bir üzüntü ile seçilenlere imrenerek bakıyorlardı;
    gençlerin cepheye koşmak için böyle istekli olmaları,binbaşının gözlerini yaşarttı:ancak gençlerin karşısında ağlamamak içinde kendisini zor tuttu:
    seçilenöğrencileri;saymak bahanesi ile tek tek sırtlarından sıvazlayan binbaşı:
    'yürüyün yavrularım!'dedi
    binbaşı önde ,öğrenciler arkada sınıftan dışarıya çıkıp gittiler:
    bu öğrenciler ,selimiye kışlası'nda üç aylık,bazen o kadar da süremezdi;kısa bir askeri eğitimden sonra; doğrudan Çanakkale'ye gideceklerdi ve pek çok gidenler gibi; bir daha geri dönmeyeceklerdi...




  2. #2
    Bay Fet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    05.Kasım.2013
    Yaş
    29
    Mesajlar
    2
    Çanakkale Savaşı, I. Dünya Savaşı sırasında 1915-1916 yılları arasında Gelibolu Yarımadası'nda Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleri arasında yapılan deniz ve kara muharebeleridir. [9] İtilaf Devletleri; Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti konumundaki İstanbul'u alarak İstanbul ve Çanakkale boğazlarının kontrolünü ele geçirmek, Rusya'yla güvenli bir erzak tedarik ve askeri ikmal yolu açmak, başkent İstanbul′u zaptetmek suretiyle Almanya′nın müttefiklerinden birini savaş dışı bırakarak İttifak Devletlerini zayıflatmak amaçları ile ilk hedef olarak Çanakkale Boğazı'nı seçmişlerdir. Ancak saldırıları başarısız olmuş ve geri çekilmek zorunda kalmışlardır. Kara ve deniz savaşı sonucunda iki taraf da çok ağır kayıplar vermiştir.

    Osmanlı İmparatorluğu, Almanya'nın Rusya'ya savaş ilan ettiğı 1 Ağustos 1914'ün hemen ertesi günü, Almanya ile bir ittifak antlaşması imzalamıştır. Bu antlaşma, imparatorluğun eninde sonunda Almanya'nın ana gücünü oluşturduğu İttifak Devletleri safında fiilen savaşa gireceği anlamına gelmektedir. Enver Paşa, fiilen savaşa girmeyi, seferberliğin tamamlanmamış olması ve Çanakkale Boğazı savunmasının tamamlanmaması gibi gerekçelerle ertelemeye çalışmıştır. Ancak Almanya, bir an önce savaşa fiilen girilmesi için baskılarını sürdürmüştür. Bu baskılar, Akdeniz'de İngiliz donanması önünden çekilen Goeben ve Breslau savaş gemilerinin İstanbul'a gelmesiyle bir oldu bittiye getirilmişti. Daha sonra Osmanlı Donanması'na bağlı bir grup gemiyle Karadeniz'e açılan bu gemiler 27 Ekim 1914 tarihinde Rus limanlarını bombalayınca Rusya, Osmanlı İmparatorluğu'na savaş ilan etmiştir.

    Birleşik Krallık Donanma Bakanı Winston Churchill, 1914 yılı Eylül ayında Çanakkale Boğazı'nın donanmayla geçilerek İstanbul'un işgalini öngören bir planı Başbakan Herbert Asquith'e vermiştir. Plan, çeşitli evrelerden geçerek uygulamaya kondu ve Birleşik Krallık ve Fransa gemilerinden oluşan bir donanmanın Boğaz'a geniş çaplı ilk saldırıları 1915 Şubat ayında başlatıldı. En güçlü saldırı ise 18 Mart 1915 günü uygulamaya konuldu. Ancak Birleşik Donanma ağır kayıplara uğradı ve deniz harekatından vaz geçilmek zorunda kalındı.

    Deniz harekatıyla İstanbul'a ulaşılamayacağı anlaşılınca bir kara harekatıyla Çanakkale Boğazı'ndaki Osmanlı sahil topçu bataryalarını ele geçirmek planı gündeme getirilmiştir. Bu plan çerçevesinde hazırlanan İngiliz ve Fransız kuvvetleri 25 Nisan 1915 şafağında Gelibolu Yarımadası'nın güneyinde beş noktada karaya çıkarılmıştır. İngiliz ve Fransız çıkarma kuvvetleri her ne kadar Seddülbahir ve Arıburnu sahillerinde köprübaşları oluşturmayı başardılarsa da Osmanlı kuvvetlerinin inatçı savunmaları ve zaman zaman giriştikleri karşı taarruzlar sonucunda Gelibolu Yarımadası'nı işgalde başarılı olamadılar. Bunun üzerine sahildeki kuvvetler takviye edilmek için Arıburnu'nun kuzeyinde Suvla Koyu'na 6 Ağustos 1915 tarihinde yeni kuvvetlerle bir üçüncü çıkarma yapılmıştır. Ancak 9 Ağustos'ta Kurmay Albay Mustafa Kemal'in Birinci Anafartalar Muharebesi olarak bilinen karşı taarruzunda İngiliz Komutanlığı ihtiyat tümenini ateş hattına sürerek sahilde tutunmayı ancak başarabilmiştir. Mustafa Kemal ertesi gün Kocaçimentepe – Conk Bayırı hattında yeni bir karşı taarruz gerçekleştirmişti, bu hattaki Anzak birliklerini de geri atmıştır. İngiliz ve Anzak kuvvetlerinin İkinci Anafartalar Muharebesi olarak bilinen genel taarruzları ise Osmanlı savunmasını aşamamıştır. Tüm bu gelişmelerin sonrasında İngiliz, Anzak ve Fransız kuvvetleri Gelibolu Yarımadasını 1915 yılı Aralık ayı içinde tahliye etmiştir.

RSS RSS 2.0 XML MAP HTML SiteMap

Giriş

Giriş