Şahmaran Efsanesi

M Çevrimdışı

mehtap-gez

Super Moderator
sahmeran12rnlx5.gif


Efsaneye göre Şahmaran yüzlerce yıl önce Tarsus'ta yaşayan yılan vücutlu kadın başlı bir kahraman. Bahçesinde insanoğlunu cezbedecek her türlü yiyecek ve ziynet eşyası bulunan Şahmaran kimsenin bilmediği bir yerde insanoğlundan uzakta yerin altında yaşamış, ta ki insanoğlu Camsab tarafından bulunana kadar.

Yoksul bir ailenin oğlu olan Camsab bir gün ormanda bir kuyu dolusu bal bulmuş. Balı çıkarmak üzere kuyuya inen Camsab'ı, bütün balı yukarı çeken arkadaşları aç gözlülükleri yüzünden kuyuda bırakmış. Yalnız başına feryat eden Camsab tam da ümidini kesmişken topraktan iğne deliği büyüklüğünde ışık sızdığını farketmiş. Cebindeki bıçak ile ışığın geldiği deliği büyüten Camsab, ömründe görmediği kadar güzel bir bahçeye girmiş. Bu bahçede dünyada eşi benzeri olmayan çiçekler, ortasında bir havuz ve çevresinde oturaklar ile bir yığın yılan bulunuyormuş. Havuzun başındaki taht üzerinde insan başlı, süt beyaz vücutlu bir yılan Camsab'a kendi diliyle hitap etmiş; 'Hoşgeldin insanoğlu, çevrendekilerden korkma sen bizim misafirimizsin'

Şahmaran Camsab'a türlü türlü yiyecekler ikram edip kendi ülkesine nasıl ve neden geldiğini sormuş. Camsab hikayesini uzun uzun anlatmış... Camsab'ı dinleyen Şahmaran başını sallayıp 'İnsanoğlu nankördür, hilekardır. Küçücük menfaatleri karşısında muazzam zararlarına razı olur' demiş.

Şahmaran'ın güvenini kazanan Camsab uzun yıllar bu bahçede yaşamış. Yıllar sonra bir gün Şahmaran'a yaklaşan Camsab, ailesini çok özlediğini söyleyip 'Nolur beni aileme kavuştur' diye yalvarmış. Bunun üzerine Şahmaran kendisini salıvereceğini, ancak yerini kimseye söylemeyeceğine ve asla hamama girmeyeceğine dair söz vermesini istemiş. Çünkü Şahmaran'la karşılaşan her kim olursa hamama gittiğinde vücudu pullarla kaplanırmış. Şahmaran'a söz verip ailesine kavuşan Camsab uzun yıllar verdiği sözde durarak Şahmaran'ın yerini kimseye söylememiş ve hiç hamama gitmemiş.

Derken bir gün Camsab'ın yaşadığı ülkenin hükümdarı Keyhüsrev hastalanmış. Vezir, hastalığın çaresinin Şahmaran'ın etini yemek olduğunu söylemiş ve herkesin hamama getirilmesini istemiş. Önceleri direnen sonra zorla hamama gotürülen Camsab'ın vücudu hamama girince pullarla kaplanmış. Sonunda da yapılan işkenceye dayanamayarak canını kurtarmak için kuyuyu göstermiş. Hemen kuyunun başına gidilmiş ve Şahmaran dışarı çıkarılmış. Camsab'ı gören Şahmaran 'İşte Camsab nihayet kanıma girdin. Ben insanoğluna itimat edilmeyeceğini biliyordum. Fakat ne çare ki yine aldandım' demiş. Ölüme giderken de Camsab'a 'Beni toprak çanakta kaynatıp ilk suyumu sana içirecekler sakın içme zehirlidir. İkinci suyumu iç gövdemi de hükümdara yedir' demiş Şahmaran'ın söylediklerini harfiyen yerine getiren Camsab ilk suyu vezire içirip ikincisini kendisi içmiş. Etini de hükümdara yedirmiş. Vezir ölmüş hükümdar da kısa sürede iyileşip Camsab'ı veziri yapmış.

Efsaneye göre Şahmaran'ın öldürüldüğünü yılanlar bilmemekte. Tarsus'un Şahmaran'ın öldürüldüğünü öğrenen yılanlar tarafından basılacağı rivayet edilir


Yazar ve kaynak bilinmiyor.
 
raltar Çevrimdışı

raltar

Super Moderator
Ynt: Şahmaran Efsanesi

II. Murat devrinde Abdi Musa tarafından mesnevi tarzında yazılmış
olan Camasbname adlı eserde birbirinin içine girmiş olarak anlatılan
üç hikaye vardır.
ı. Camasb ve Şahmeran Hikayesi
2. Belkıya Hikayesi
3. Cihanşah Hikayesi
Birinci hikayedeki Şahmeran yılanlar padişahıdır. Danyal Peygamberin
oğlu Camasb'a arkadaşları ihanet eder onu bir kuyunun içine
atarlar, buradan kendisine bir yol bulan Camasb yeraltı dünyasında
Şahmeran'ın sarayına ulaşır. Şahmeran Camasb yeryüzüne çıkıp sırrını
insanoğluna açıklamasın diye ona hikayeler anlatır. Bunlar Belkıya Hikayesi
ve Cihanşah Hikayesi'dir. Bu hikayeleri de içinde iç içe başka

hikayeler vardır. Hikayeler bitince Camasb ülkesine geri döner. Şahmeran'ın
sırrını kimseye söylemeyeceğine yemin etmiştir. Fakat ülkenin hükümdarı
hastalanır onun hastalığını ancak Şahmeran'ın eti iyileştirecektir.
Camasb Şahmeran'ın sırrını saklar fakat arkadaşlarının ısrarlarına
dayanamayarak hamama gider. Şahmeran'ı görenlerin vücutları pul
pul olurmuş. Bu şekilde yakalanınca Camasb istemeyerek Şahmeran'ı ele
verir. Onun yardımı ile Şahmeran'ı yakalar getirirler. Şahmeran'ın tarifi
üzere hükümdar iyileşir, Camasb'da büyük bir hekim olur.
Aynı hikayeye Binbir Gece Masalları'nda rastlıyoruz. Daha sonra
Şahmeran hikayesi Camasbname'den ayrı olarak "Şahmeran Hikayesi"
adı altında basılmıştır. Günümüzde ise Anadolu'nun çeşitli yörelerinde
masallaşmış olarak bu hikaye devam etmektedir.
Şahmeran hikayesinde: Şahmeran başı, insan şeklinde bir yılandır.
Yeraltı dünyasında yaşar. Sarayı mücevherlerle doludur. Bütün yılanlar
onun emrindedir. Hastalıkların çaresini bilir. İnsanoğlu'na yardım eder
fakat ihanete uğrar. İnsanoğlu sabırsızdır. Yılanın bildiklerini onunla
dost olup öğrenmek ve gizli sırları öğrenmek yerine onu öldürüp vücudundan
derdine derman aramayı tercih etmiştir.
Mitolojilerden süzülüp gelen hikayeler ve masallar yoluyla günümüze
kadar gelen yılan sembolü günlük hayatımızın her alanında karşımıza
çıkar. Tıbbın ve eczacılığın işareti olarak rozetlerde, resim, grafik
ve sinema sanatlarında, modern edebiyatta geçmişinde temsil ettiği anlamlardan
birisini taşıyarak devam etmektedir.


Prof. Dr. Bilge SEYİDOGLU
Atatürk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Başkanı
"Kültürel bir sembol:Yılan" adlı makalesinden alınmıştır.
 
Geri
Üst