Azerbaycan Türklüğünün muhteşem lideri.
Kendisi aslen tarih okumuş. Ve üniversite hocalığı yaparken Türk Milliyetçiliği yaptığından Hapise atılmıştır.
Taki 1988 de İlk kıpırtamalar başlayana kadar da pek ortalarda bulunmamış. Sonra Halk cephesi ile bilirkte büyük işler başarmıştır.
Daha detaylı bilgiler verebilierim bu konuda.
Hakkında yazmaya başladığım araştırma yazımın bir kısmı:
Nahçivan ellerinin Ordubat şehrinde Keleki köyünde 1938 Haziranında Milletinin haberi olmadan, Milletinin en büyük âşıklarından biri dünyaya gelmiştir. Zor dönemlerde doğmuş olan Elçibey’in babası çoğu Türkistan yiğidi gibi Sovyet ordusuna alınmış ve Alman-Rus savaşı sırasında hayatını kaybetmiştir. Bundan sonra Elçibey Kolhıoz işcisi olan dayısı himayesinde büyümeye başlar. Şu dünyada ki büyük şansa bakın ki aynı yüzyılın en önemli İki Türk’ü de çocukluk çağlarında babasız kalıp dayılarının himeyesinde büyümüşlerdir. Elçibey’in anne tarafı Türkiye’den Nahcivan’a göç etmiş bir aileden Babası ise Tebriz yakınlarında ki Kökemer kasabasından ilk önce Karabağ’a oradan da Nahcivana yerleşmiş bir ailedendir. Elçibey’in uzun adı Ebulfez Kadir Güloğlu Aliyev’dir. Ama soyadında ki Aliyev sonradan Elçibey olarak değiştirilmiştir. Aliyev soyadının Haydar Aliyev ile bir alakası yoktur.
Elçibey’in eğitim hayatı kendi evinde başlamış. Anlatır ki “Dede Gorgut Hekayeleri bizim evde çok anlatılırdı. Anamdan çok nakiller dinledim.” Daha sonra eğitim hayatının okul kısmı Unus ilkokulunda başladı. Burada yedi yıl okuduktan sonra Ordubat şehrinde ki M.T. Kutsi 1 nolu ortaokula kayıt oldu. Hayatın beklide en önemli dönüm noktalarından biri bu ortaokula gelişidir. Zira o döneme kadar farkında olmadı çoğu şeyi artık idrak etmeye başlar. Bu konuda okulunun müdürü ve edebiyat hocası İsmayıl Kazimov’un büyük bir etkisi vardır. Artık millet kelimesinin manasını biliyor, Biz Türk müyüz yoksa başka bir millet mi sorusunu sorgulamaya başlıyordu. Bundan sonra ki tahsil hayatında hep bu sorunun ulaştığı sonuçlar neticesinde şekilleniyordu. Kendi ifadesi ile hep “ökler gavgası” “Biz talebelere diyorduk ki Azerbaycan halkı böyük halktır, devlettin muallimleri diyordu ki yok Rus halkı böyük halktır. Azerbaycan halkı hep köle olmuştur.” Lise hayatı hep tarihe olan merak ile geçmiş bunun neticesinde de Doğu bilimleri fakültesini seçmiştir. 1962’de bu fakülteyi bitirmiştir. Dönemde SSCB Mısır’a yakınlaşmaktadır Elçibey’de Mısıra Tercüman olarak çalışmaya gitmiştir.
Ebulfeyz’e daha ortaokul çağlarında “Millet” lakabı verilmiştir. Ebulfez’in Türkçe sevgisinde ve milli değerlere bağlılığında okul müdürü İsmayıl Kâzımov’un (Azerbaycan Dili ve Edebiyatı Öğretmeni) büyük etkisi vardır.
Unus Köyü’nde 7 yıllık eğitimini tamamladıktan sonra, Ordubad şehrinde Mehmet Ali Sıtkî adına 1 numaralı Ordubad Şehir ortaöğrenimine başladı.
Kendisi aslen tarih okumuş. Ve üniversite hocalığı yaparken Türk Milliyetçiliği yaptığından Hapise atılmıştır.
Taki 1988 de İlk kıpırtamalar başlayana kadar da pek ortalarda bulunmamış. Sonra Halk cephesi ile bilirkte büyük işler başarmıştır.
Daha detaylı bilgiler verebilierim bu konuda.
Hakkında yazmaya başladığım araştırma yazımın bir kısmı:
Nahçivan ellerinin Ordubat şehrinde Keleki köyünde 1938 Haziranında Milletinin haberi olmadan, Milletinin en büyük âşıklarından biri dünyaya gelmiştir. Zor dönemlerde doğmuş olan Elçibey’in babası çoğu Türkistan yiğidi gibi Sovyet ordusuna alınmış ve Alman-Rus savaşı sırasında hayatını kaybetmiştir. Bundan sonra Elçibey Kolhıoz işcisi olan dayısı himayesinde büyümeye başlar. Şu dünyada ki büyük şansa bakın ki aynı yüzyılın en önemli İki Türk’ü de çocukluk çağlarında babasız kalıp dayılarının himeyesinde büyümüşlerdir. Elçibey’in anne tarafı Türkiye’den Nahcivan’a göç etmiş bir aileden Babası ise Tebriz yakınlarında ki Kökemer kasabasından ilk önce Karabağ’a oradan da Nahcivana yerleşmiş bir ailedendir. Elçibey’in uzun adı Ebulfez Kadir Güloğlu Aliyev’dir. Ama soyadında ki Aliyev sonradan Elçibey olarak değiştirilmiştir. Aliyev soyadının Haydar Aliyev ile bir alakası yoktur.
Elçibey’in eğitim hayatı kendi evinde başlamış. Anlatır ki “Dede Gorgut Hekayeleri bizim evde çok anlatılırdı. Anamdan çok nakiller dinledim.” Daha sonra eğitim hayatının okul kısmı Unus ilkokulunda başladı. Burada yedi yıl okuduktan sonra Ordubat şehrinde ki M.T. Kutsi 1 nolu ortaokula kayıt oldu. Hayatın beklide en önemli dönüm noktalarından biri bu ortaokula gelişidir. Zira o döneme kadar farkında olmadı çoğu şeyi artık idrak etmeye başlar. Bu konuda okulunun müdürü ve edebiyat hocası İsmayıl Kazimov’un büyük bir etkisi vardır. Artık millet kelimesinin manasını biliyor, Biz Türk müyüz yoksa başka bir millet mi sorusunu sorgulamaya başlıyordu. Bundan sonra ki tahsil hayatında hep bu sorunun ulaştığı sonuçlar neticesinde şekilleniyordu. Kendi ifadesi ile hep “ökler gavgası” “Biz talebelere diyorduk ki Azerbaycan halkı böyük halktır, devlettin muallimleri diyordu ki yok Rus halkı böyük halktır. Azerbaycan halkı hep köle olmuştur.” Lise hayatı hep tarihe olan merak ile geçmiş bunun neticesinde de Doğu bilimleri fakültesini seçmiştir. 1962’de bu fakülteyi bitirmiştir. Dönemde SSCB Mısır’a yakınlaşmaktadır Elçibey’de Mısıra Tercüman olarak çalışmaya gitmiştir.
Ebulfeyz’e daha ortaokul çağlarında “Millet” lakabı verilmiştir. Ebulfez’in Türkçe sevgisinde ve milli değerlere bağlılığında okul müdürü İsmayıl Kâzımov’un (Azerbaycan Dili ve Edebiyatı Öğretmeni) büyük etkisi vardır.
Unus Köyü’nde 7 yıllık eğitimini tamamladıktan sonra, Ordubad şehrinde Mehmet Ali Sıtkî adına 1 numaralı Ordubad Şehir ortaöğrenimine başladı.