Ynt: Muhteşem Vasiyet..
Harut ' Alıntı:
1- Sanal alemde "Şeyh Edebali'nin Osman Gazi'ye Nasihatı" olarak geçen bu sözlere burada "vasiyet" başlığı verilmiş.
2- Bu öğüt, ilk dönem Osmanlı veya Bizans kroniklerinde bulunmaz. Kaynağınız nedir? Nereden bulup da buraya aktardınız?
3- Kullanılan dile bakılırsa, pek eski değil. Kelimeler yeni ve üslup tanıdık. Bu cümleler Tarık Buğra'nın Osmancık isimli roman kitabından alınmış olmasın..?
1 vasiyet sehven yazılmıştır aslında aklımda osman gazibnin vasiyetini yazacaktım aklımda kalmış haklısınız vasiyet nasihat özür diler düzeltirim
2-) Şakâyık-ı nu’mâniyye Tercümesi; sh. 20 -- Kâmûs-ül-a’lâm; cild-2, sh. 317--6) Tevârih-i Âl-i Osman (Âşıkpaşazâde); sh. 6, 18, 35, 40, 99
burhan bozgeyik meşhurların son anları oruç bey tarihi 1288-1502 sayfa :10..bu eserin sahibi oruç beye sorsalar bu tarihi menkıbeleri nereden biliyorsun ,nereden aldın derseler biz deriz ki bunları anlatan kişiler konstantiniye şehrindeydiler.Bunlardan biri derviş ahmed aşıkı yani meşhur tarihçi aşıkpaşazade idi...kendi eserinde anlatmıştı.
3--günümüz türkçesiyle açıklanmştır istiyorsanız metni yok sayıp bilenler orjinalden okurlar
örnek :OSMAN GÂZÎ’NİN VASİYYETNÂMESİ
Âkıbet-i kâr budur herkese, bâd-ı fena pir ve civana ese Azmi-bekâ eylersem ben bu dem, devlet-i ikbal ile ol muhterem! Çünkü, senin gibi halef koymuşum, rihlet edersem bu cihândan ne gam, Lîk vasiyyet ederim gûş kıl! Gayri gam-ı denî ferâmûş kıl. Dilerim ey sâhib-i ikbâl-câh! İtmeyesin cânib-i zulme nigâh! Adl ile bu âlemi âbâd kıl! Resm-i cihâd ile beni şâd kıl! Râh-ı cihâd içre edip fütûhat, memleket-i Rûm’da kıl adl-ü dâd! Eyle riâyet ulemâya temâm. Tâ ki bula, emr-i şerî’at nizâm! Her nerede işidesin ehl-i ilm, göster ona rağbet-ü ikbâl ü hilm! Asker ve mal ile gurur eyleme! Şer’i şerif ehlini dûr eyleme! Şer’dir mâyeşi şâhi ve bes! Şera muhalif işe etme heves! Matlabımız dîn-i Hudâdır bizim! Mesleğimiz râh-ı Hudâdır bizim. Yoksa kuru mihnet ve gavga değil, şâh-ı cihân olmaya dâva değil! Nusret-i din oldu çû maksad bana, maksadıma kasd yaraşır sana. Âleme in’âmını âm ide gör. Memleket emrini temâm ide gör! Hıfz-ı re’âyâ çalış rûzü şeb! Tâ ki karîn ola sana lutf-i Rab!
bu şekilde verseydik belki anlaşılmayacaktı bilinen anlayabileceğimiz günümüz türkçesiyle vermeyi uygun buldum
Vasiyetnamenin özü şöyledir:
“Allahü teâlânın emirlerine muhalif bir iş eylemeyesin! Bilmediğini şerî’at ulemâsından sorup anlayasın. İyice bilmeyince bir işe başlamayasın! Sana, itaat edenleri hoş tutasın! Askerine in’âmı, ihsânı eksik etmeyesin ki, insan ihsânın kulcağızıdır. Zâlim olma! Âlemi adaletle şenlendir ve Allah için cihâdı terk etmeyerek beni şâd et! Ulemâya ri’âyet eyle ki, şerî’at işleri nizâm bulsun! Nerede bir ilim ehli duyarsan, ona rağbet, ikbâl ve hilm göster! Askerine ve malına gurur getirip, şerî’at ehlinden uzaklaşma. Bizim mesleğimiz Allah yoludur. Ve maksadımız Allah’ın dînini yaymaktır. Yoksa, kuru gavga ve cihângirlik dâvası değildir. Sana da bunlar yaraşır. Dâima herkese ihsânda bulun! Memleket işlerini noksansız gör! Hepinizi Allahü teâlâya emânet ediyorum!”
maalesef tarık buğra osmancık ı okumadım o da benim eksikliğim olsun en kısa sürede edinip okuyacağım ilginize çok teşekkür eder bol paylaşımlı günler dilerim