Balkan Günlüklerimden Seçkiler: MATKA KANYONU - TETOVA / KALKANDELEN Nusret Karaca

nusretk Çevrimdışı

nusretk

Member
Balkan Günlüklerimden Seçkiler:
MATKA KANYONU - TETOVA / KALKANDELEN
Nusret Karaca
26 Haziran 2018

Balkan gezimizin Üsküp ayağında, şehrin 17 km güneybatısında saklı bir cennet: Matka Kanyonu

Treska Nehri’nin milyonlarca yılda oyduğu kireçtaşı kayalıkları arasında, zümrüt yeşili bir göl oluşmuş. Etrafı 100 metreye varan dik kayalıklarla çevrili. Adı Slavcada "ana rahim" demekmiş. Gerçekten de insanı kucaklayan bir yer.

Burada tekneyle mağara gezisi yapılıyor, kano ve rafting yapılıyor. En meşhuru Vrelo Mağarası. İçinde sarkıt, dikit ve 20 metre derinliğinde 2 göl var. Matka Gölü, Treska Nehri üzerinde yer alır. Derinliği tam olarak ölçülememiş.

Biz Tetova’ya gitmeden önce Matka’dan geçtik. Şar Dağları’nı izleyerek yolumuza devam ettik. Rehberimiz, burayı "Makedonya’nın ciğerleri" diye tanıttı. Havası, sessizliği, suyun sesi... İnsanı zamandan koparıyor.

Manastırlar da var kanyon içinde. 14. yüzyıldan kalma St. Andrew Kilisesi, freskleriyle çok etkileyici. Doğanın ve tarihin içe geçtiği ender yerlerden.
Matka, Üsküp’ün gürültüsünden kaçıp doğanın kucağına sığınmak isteyenler için birebir.

TETOVA / KALKANDELEN

Balkan gezimizin bir başka durağıydı Tetova / Kalkandelen.
Gerçekten Osmanlı izleri taşıyan bir şehir burası. Alibeyköy Lisesi'nde görev yaptığım yıllarda Balkanlar'dan göçmen birçok öğrencim oldu. Semtimde ve yüreğimde her zaman özel yerleri olan öğrencilerim... Golden Horn demek, bir bakıma benim için Balkanlar demekti zaten. Hele Alibeyköy, Silahtarağa, Çırçır, Karadolap...

Kuzey Makedonya, Osmanlı Devleti içinde çok özel bir yere sahip. O dönemlerin mirasını hâlâ bünyesinde barındırıyor. Zaten Makedonya bir dönem Osmanlı Devleti'nin en önemli merkezleri arasındaydı ve bu dönemin izleri günümüzde de canlılığını koruyor.

Kalkandelen'in adeta bir sembolü olmuş Alaca Camii. Renklerinden dolayı bu adı almış. 1495 yılında Hurşide ve Mensure kardeşler tarafından yaptırılmış. Pena Nehri'ne yakın konumda; Barok ve Neoklasik etkiler taşıyan, Ortodoks ustalar tarafından inşa edilmiş, Osmanlı mimarisinin çok güzel bir örneği. Giriş kapısında bir kitabe bulunuyor ve buradan caminin daha önce eski bir yapının temeli üzerine yükseldiği anlaşılıyor. Rehberimiz Onur Bugariç, Tetova'da bizleri ilk olarak buraya getirdi. Türk süsleme sanatının özelliklerini çok güzel yansıtan bir eser. Az ilerisinde bir de Osmanlı hamamı yer alıyor.

Balkanlar'ın yeşili, doğası ve tarihiyle çok güzel bir yeri Tetova. Size adeta Osmanlı tarihinden bir kesit sunuyor, sizi zamansız bir yolculuğa sürüklüyor. Dağlar arasında yemyeşil bir yer; havası tertemiz... Kuzey Makedonya'nın kuzeybatısında, Vardar Ovası üzerindeki Polog bölgesinde, Pena Nehri kıyısında yer alıyor.

Adını Saruhanlı Türkmen göçmenlerin yaptığı oklardan almış. Bu oklar o kadar iyiymiş ki kalkanları delermiş (Kalkan-delen). Tetova'da Arnavut nüfus çoğunlukta. Makedonya'nın ikinci büyük şehri ve genç nüfusu oldukça yoğun. Burada ayrıca tekkeler de bulunuyor; Kanuni Sultan Süleyman'ın sadrazamlarından Sersem Ali Baba (Harabati) Tekkesi de bunlar arasında.

Burada yaşayanlar Popova'daki kayak merkezini de ziyaretçilere öneriyor ancak mevsim ve zaman darlığı nedeniyle oraları gezme fırsatımız olmadı. Bu arada Pena Nehri'nin de tam bir doğa harikası olduğunu vurgulamadan yazıya nokta koymayım.

Tetova, dağların koynunda unutulmuş bir Osmanlı sayfası gibi.

Not: Gezimiz sırasında ülkenin adı Makedonya idi. Yunanistan ve Makedonya, 12 Haziran 2018 tarihinde ülkenin isminin “Kuzey Makedonya Cumhuriyeti” olarak değişmesi üzerinde anlaşmaya vardı. 12 Şubat 2019 tarihinde Prespa Anlaşması'nın yürürlüğe girmesiyle birlikte Kuzey Makedonya, yeni resmi adını AB'ye ve uluslararası kuruluşlara bildirdi.
 
Geri
Üst