Eskişehir-Kütahya Muharebeleri Soru - Cevap Çalışma Kağıdı

ilteriş Çevrimdışı

ilteriş

Kağan
Yönetici
Eskişehir-Kütahya Muharebeleri (10–25 Temmuz 1921)

1.İnönü Savaşları Yunanlılara Hangi Gerçekleri Göstermiştir?
Yeni kurulan Türk ordusu Kuvay-i Milliye birliklerine benzememektedir. Düzenli ve günden güne gelişen bir ordudur. Bu orduyu yenmek için daha fazla malzeme ve askere ihtiyaç vardır. Türk ordusu daha saldırı gücüne sahip değildir.

2.Yunanlılar Ne İçin Hazırlanmaya Başladılar?
Yapılacak iş henüz taarruz gücüne ulaşmayan Türk ordusunu, iyi donatılmış, üstün sayıda birliklerle yok etmeye çalışmaktır. Dolayısıyla büyük bir saldırı için hazırlanmaya başladılar. Yeni ve taze birliklerle Anadolu’daki ordularını kuvvetlendirdiler. Yunan Kralı Kostantin’de İzmir’e geldi.
Beklenen Yunan saldırısı İnönü, Eskişehir, Afyon ve Kütahya hattındaki, geniş bir cephe üzerinde başladı (10 Temmuz 1921). Amaç: Ankara’ya kadar ilerlemek, Türk ordusunu tamamen yok ederek TBMM’yi ortadan kaldırmak.

3.Türk Birliklerinin Durumu Nasıldı?
II. İnönü Zaferi’nin hemen ardından Türk birlikleri henüz tam anlamıyla toparlanamamışlardı. Yunanlılar, güçsüz birliklerimizin savunduğu ön hattı aşarak hızla ilerlediler.
Yapılan Eskişehir-Kütahya Muharebeleri birliklerimizin yenilgisi ile sonuçlandı. Bu durumda yapılacak iş, boşuna kan akıtmadan güvenli bir yere çekilmekti. Türk ordusu 25 Temmuz’da Mustafa Kemal Paşa’nın verdiği emirle önemli kayıplara uğramadan Sakarya’nın doğusuna çekildi ve orada toparlanmaya çalıştı (Geniş alanlı Turan taktiği).
Bu durumdan yaralanan Yunanlılar da Sakarya ırmağı kıyılarına kadar ilerlediler.


Ordunun Sakarya’nın Doğusuna Çekilmesi, TBMM’nin Tepkileri, Mustafa Kemal’in Başkumandan Seçilmesi

1.Eskişehir- Kütahya Muharebesi Sonucunda TBMM’de Hangi Gelişmeler Oldu?
Düzenli ordunun durumu tartışılmaya başlandı. Afyon, Eskişehir ve Kütahya gibi hem stratejik hem de ulaşım yönüyle önemli şehirler kaybedilmiş ve İnönü Muharebeleri’nin doğurduğu iyimserlik ortadan kalkmıştır.
TBMM üyeleri, bu yenilginin sorumlularını bulmaya çalışıyordu. Onlara göre ordu iyi yönetilmemişti. Sorumluluğu Mustafa Kemal’e yüklemeye çalışıyorlardı.
Mustafa Kemal yanlıları ise, kurtuluşu, Paşanın komutayı doğrudan doğruya üzerine almasında buluyorlardı.
Mustafa Kemal umudunu yitirmemişti. Düşman yenilebilirdi. Ancak bunu başarabilmek için çabuk kararlar verilmesi ve verilen kararlarında hemen uygulanması gerekirdi.
Mustafa Kemal Paşa, TBMM tarafından başkumandan(başkumandanlık yasası) seçildi(5 Ağustos 1921). Ayrıca Paşa üç ay süreyle meclisin yetkilerine de sahip olacaktı. Bu durum Mustafa Kemal Paşa’ya devlet işlerinde tek başına hareket etme gücünü sağladı.
***Başkumandanlık yasası Mustafa Kemal Paşa’nın cumhurbaşkanı seçilmesine kadar yürürlükte kaldı. Başkumandana duyulan güvenin artması başkumandanlık yetkisinin süresiz uzatılmasına neden oldu.

2.Tekâlif-i Milliye Emirleri(Milli Yükümlülükler Buyrukları) Hakkında Bilgi Veriniz?
Mustafa Kemal Paşa, başkomutanlık kanunu’nun kendisine tanıdığı yasa yapma yetkisini kullanarak 7–8 Ağustos 1921’de bu emirleri yayınladı. Buna göre;
1)Her ilçede birer Tekâlif-i Milliye Komisyonu kurulacak.
2)Her aile birer takım çamaşır, birer çift çorap ve çarık verecek.
3)Tüccarın ve halkın elindeki yiyeceğin %40’ına el konulacak.
4)Halkın elindeki taşıma araçlarıyla her ay 100km’lik askeri ulaşım yapacak.
5)Gerek görülen bütün sahipsiz mallara el konulacak.
6)Halktaki silah ve cephane üç gün içinde teslim edilecek.
7)Teknik araç ve gereçlerle, taşıma ve binek hayvanlarının %40’ına el konacak.
8)Bütün bunları ilçelerdeki komisyon tespit edip hemen orduya bildirilecek.
9)Çıkabilecek zorlukları ortadan kaldırmak için çeşitli yerlere İstiklal Mahkemeleri kuruldu.
 
Geri
Üst