Ya Bu Kılıç Kınına Girerse

B Çevrimdışı

Beyzade

New member
Venedik elçisi Antoni Jüstiniani, Yavuz Sultan Selim’in yanına gider. Yeri öpüp itimatnamesini sunar. Ülkesine döndüğünde herkes, adeta bir ütopya medeniyetinin Sultanı gibi gördüğü, hayalinde canlandırmaya çalıştığı Cihan Padişahının nasıl birisi olduğunu sorar.

- “Göremedim” der Jüstiniani. Merak ederler. Odasına girdiğin, yanına kadar gittiğin halde nasıl göremedin? Şu müthiş itirafta bulunmak zorunda kalır.

- “Kılıcı öyle parlıyordu ki, yüzüne bakamadım.” Elçinin bu sözlerini duyan haşmetli Hünkar:

- “Paşalarım, Osmanlı’nın kılıcı parladığı sürece düşmanların başı daima önde olur. Ama Allah korusun, bu kılıç kınına girer ve paslanmaya başlarsa, o zaman bu kafalar yavaş yavaş dikilir ve bir gün bize yukarıdan bakar” der.


Mesajınız(kırmızı ile gösterilen yerler) tarafımdan dilimiz imla kurallarına uygun hale getirilmiştir.
8822415140281185225459cq6.png
 
S Çevrimdışı

SELİMÎ

New member
Ynt: Ya Bu Kılıç Kınına Girerse

“Paşalarım, Osmanlı’nın kılıcı parladığı sürece düşmanların başı daima önde olur. Ama Allah korusun, bu kılıç kınına girer ve paslanmaya başlarsa, o zaman bu kafalar yavaş yavaş dikilir ve bir gün bize yukarıdan bakar”

Fazla söze ne hâcet...Daha güzel nasıl anlatılabilir durum bilmiyorum.
 
Geri
Üst